Lütfen web tarayıcınızın Javascript desteğini aktif ediniz!

Ruanda’da Şok Edici Yetimhaneler Kapanması İçin Damgalandı

Ruanda’da Şok Edici Yetimhaneler Kapanması İçin Damgalandı

Ruanda’da Şok Edici Yetimhaneler Kapanması İçin Damgalandı

Bir İngiliz hayır kurumu 1994 soykırımından türeyen yetimhanelerin kapatılması kararını destekliyor fakat tartışmalı reformları devam ediyor. Lydia Smith durumu şu şekilde anlatıyor:

“Javan, anne babası öldürüldüğünde 2 aylıktı. Pek çok başka ülkede bu acı olay, bir sapmaya sebep olurdu ancak bu olay 1994 yılında Ruanda’da yaşandı. Kırılgan ateşkes ülkenin 4 yıllık iç savaşını durdurdu fakat başkan öldüğünde etnik Hutular, Tutsi azınlığını yok etmeye çalışırken bir soykırım başladı. Organize edilmiş asker ve milis çeteleri Doğu Afrika’nın küçük ülkelerinden Tutsi halkına palalarla saldırdı ve sivilleri katılıması için teşvik etti. İnsanlar komşularını, aileler yakınlarını öldürdü.”

(Cary’nin hikayesi, çocuk evleri tarafından hazırlanan bir video.)

1994 Nisan ve Haziran ayları arasında Ruanda’yı çökerten 100 gün, 1 milyon kadar insanın ölmesine neden oldu ve katledilenler yalnızca Tutsiler değildi. Ilımlı Hutular da öldürüldü.

Javan: “Benim annem ve babam Hutuluydu fakat evlerinde Tutsileri saklayacak kalplere sahiplerdi. Diğer yakınlarım –amcam ve halam- bunu öğrendi ve onları öldürdü.” diyor. Javan, şimdi ailesinin yakın bir arkadaşının olanları duyduktan sonra onu alıp yerleştirdiği ve çocukluğunu geçirdiği yetimhanede konuşuyor.

Vahşet sırasında yetim kalan 95.000 çocuğun çoğunda psikolojik yaralar kaldı. UNICEF anketine göre Ruandalı çocukların %70’i birinin yaralandığını veya öldürüldüğünü gördü.

1994’den önce Ruanda da yetimhaneler nadirdi. (Ülke etrafında sadece 4 tane yetimhane vardı.) Ama soykırımdan sonra, yabancı yardım kuruluşları ülkeye akın edip ülke yavaş bir iyileşme sürecine girmeye çalışırken, 30’dan fazla kurum açıldı.

Kapanan Kapılar

5 yıl önce Ruanda hükümeti yetimhaneleri kapatmaya ve çocukları aileler tarafından sahiplendirmeye karar verdiler. 17 yıllık iktidarını genişletmek için yakın tarihte seçimdeki oyların çoğunu kazanan Kagame, ülkeyi istikrara kavuşturdu. Başkentteki geniş yatırım ve yeni altyapı ile Sahra Altı Afrika’da analık ve bebek ölüm oranları düştü. Ruanda bugün Sahra Altı Afrika’da en güvenli ve en az yozlaşmış devletlerden biri olarak düşünülmektedir.

Paul Kagame, Temmuz 2017'de bir kampanya mitingi için geldiği  meydanda bir grup destekçiyi selamlıyor (Fotoğraf: AFP FOTOĞRAF / MARCO LONGARIMARCO LONGARI / AFP / Getty Images)

Eleştirmenler, büyüyen ekonomiye sahip olsalar da nüfusun yüzde 63’ünün aşırı yoksulluk içinde yaşadığını ve bunun bir bedeli olduğunu söylüyorlar.

Ruanda’nın siyasi ve ekonomik değişiklikleri, demokrasi devleti üzerine büyük soruları ve basit ayrıcalıkları içeren bir çalışma olabilir ama kapanan yetimhaneler İngiltere de dahil olmak üzere pek çok hayırseverlik amaçlı umut ve çocuk evi tarafından radikal ve pozitif adımlarla desteklenmektedir. Bağışlar, çocukların kurumda bakımını dünya genelinde sona erdirmek isteyen Sessizliği Sona Erdirme Kampanyası ile İngiltere hükümeti tarafından eşleştiriliyor. Aynı zamanda Uganda, Kenya ve Güney Afrikada da çalışıyorlar.

“1994 yılında yetimhane sayıları arttı çünkü birçok çocuk anne babalarının ölümünden sonra ya da soykırıma eşlik etmekten kaçınan ailelerinin yaşadıkları nedeniyle yalnız kaldı.” diyor Ruanda’nın Hayırseverlik Derneği Müdürü Habimfura. “Bazı insanlar komşu ülkelere gittiler ve sonuç olarak çoğu çocuk terk edildi.”

 

İyi Niyetler

Yetimhaneler umutsuz bir durumu hafifletmek için doğmuş olsa da, on yıllarca yapılan araştırmalar, çocukların yetimhanede büyümesinin zararlı etkilerini göstermektedir. Genellikle topluluktan ayrılan ve kopan çocuklar, ekonomik kalkınmayı etkileyen kronik bir sevgi eksikliği yaşarlar.

Pek çok çocukta kendisine zarar verme eylemi de dahil olmak üzere bu duyusal yoksunluğun bir sonucu olarak davranış sorunları görülür. Ailelerinin ve arkadaşlarının öldürülmesine tanık olan kimsesiz Ruandalı çocuklar için de psikolojik bakım mevcut değildi.

“Bir çocuğu kurumsallaştırmayı aileler reddediyor.” diyor Habimfura. “Onlar manevi değerlerini, itibarlarını ve insanlıklarını kaybediyorlar. Değerli birer insan olarak değil aksine rakamlarla tanımlanmaya başlıyorlar.”

Bazıları Javan gibi fiziksel problemler yaşamaktalar. Yetimhaneye bırakılan onlarca bebeklerden birinde kalça ağrısı gelişti ve muhtemelen uzun süredir yattığından bu hala ona acı çektiriyor. Javan şuan Kigali’deki bir arkadaşıyla yaşıyor ve şimdi çocuk ve bakım merkezi olan  büyüdüğü kurumda bir çocuk korosuna ders veriyor.

Ruanda gelecek yıllarda yetimhanesiz bir Afrika ülkesi olacak gibi görünse de, hala aşması gereken çok uzun bir yol var. Engelli çocuklar için özel yetimhaneler hala çok yaygındır.

Gözden Uzak Olan Gönülden de Irak Olur

Yoksulluk, çocukların yetimhaneye bırakılmalarının ana nedenlerinden biridir; pek çok aile çocuklarının daha iyi bir yaşama sahip olacaklarına inandıkları için çocuklarını bırakmaktadırlar.

Bugünkü yetimlerinin çoğunun hala en az 1 ebeveyni yaşamaktadır. Bazı yetimhaneler işletmeler gibi çalışıyor; yiyecek ve eğitim sözleriyle aileleri çocuklarını bırakmaları için cezbediyorlar.

Başka bir neden ayrımcılıktır. Cary -15 yaşında- kuzey Ruanda’da engelli çocuklar için uzak bir yetimhaneye gittiğinde 7 yaşındaydı. Kızlar ve oğlanlarla sıkışık bir yurt paylaşıyor ve birkaç gün boyunca bir kez açlık grevine girdiği için nefret ediyor. Annesine “Eve geri dönmek istiyorum.” diyor. “Benden nefret ettikleri için terkedildim ama eve gitmek istiyorum.”

Yetimhane yerel bir kadın olan kibar ama orada yaşayan 30 çocuğa –bazıları ciddi fiziksel ve öğrenme güçlüğü olan- uygun eğitimi olmayan Beatrice tarafından 2007’de kuruldu. Eğitimsiz ve çok fazla çalışan bir avuç dolusu çalışanı vardı.

Ziyaretimiz sırasında, ahşap bir çocuk sandalyesinde çocuk altını ıslattı, personellerden biri alelacele altını sildi ama sırılsıklam pantolonunu değiştirmedi. Diğer çocuklar dışarıda küçük bir avluda toplanıyorlar. Bazıları battaniyenin üzerinde, idrar gibi kokan şeylerin yanında öğle yemeğini yiyorlar.

Bir oğlan ileri geri sallanıp, eline tükürüyor. Bu kurumda bakılan çocuklar için ortak bir davranıştır ve bu kurumda sadece çocuklar yaşamıyor. Bir başka yaşayan 41 yaşındaki Down sendromlu kadın.

Beatrice bile bir çocuk için buranın uygun olmadığını kabul ediyor. “Bir kurumun kapatılması, çocuklar için yapabileceğiniz en iyi şeylerden biridir.” diyor. İhmal kasıtlı değil. Beatrice ve personelleri yerli halkın yetersiz sadakalarına güvenerek bu çocuklara bakma imkanına sahip değiller. Beatrice’in yetimhanesi kapanır ve çocuklara yeniden bir ev bulunursa, Beatrice eğitim alacak ve kurumu bir günlük bakım merkezi olarak açacak.

Yeni Evler

Bir çocuğa ev bulmak imkansız değildir ama uzun bir süreçtir. Bazı çocuklar biyolojik ailelerine geri dönerler fakat bu her zaman bir seçenek değildir. Bu yüzden bazıları koruyucu ailelerle yaşamalıdır. Herhangi bir çocuğun ailenin içine karışması ve özellikle terkedilmiş olanların güven oluşturması uzun zaman alacaktır.

“Sadece engelli çocuklar için değil, tüm çocuklar için koruyucu aile bulmak zor.” diyor Habimfura. “Ama Ruanda’da eğer şans ve doğru destek verilirse koruyucu aile olmak isteyen insanları bulabiliriz.”

Bu peşin sadaka vermek değildir ama sürdürülebilir bir destektir. Bir oğlanın koruyucu ailesi Joseph’e fizyoterapi eğitimi verdi, tekerlekli sandalyesini yerleştirmek için yeni bir zemin ve ekinlerin en iyi nasıl yetiştirileceği konusunda tavsiyeler verildi, böylece yerel pazar da daha fazla ürün sattılar.

Aile yoksul ama Joseph şu an 7 yaşında ve gelişiyor. Birkaç yıl öncesine kadar, Kigali’de gün ışığını nadir gördüğü bir yetimhanede yaşamaktaydı. Yiyecekleri zar zor kendi başına çiğnerdi. Şimdi kardeşleriyle oynuyor ve tek başına dolaşıyor. “O şu an mutlu ve rahat.” diyor annesi. “Çok gururluyum, bu faydalı.”

Joseph’i ilk geldiği zaman bir problem ile karşı karşıya kaldılar. “ İnsanlar onu işaret ediyordu ve ziyarete geldikleri zaman ona bakamıyor gibiydiler.” diyor annesi. “Şimdi insanlar onu tanıyor, onu kabul ediyorlar ve Joseph de onları tanıyor. Bir hata yaptığımı hiç hissetmedim. O benim oğlum.”

 

*Kimlikleri korumak için bazı isimler değiştirilmiştir.

27 Aralık’dan önce endthesilence.com’a bağışlanan her para, İngiltere Hükümeti Uluslararası Kalkınma Departmanı tarafından iki katına çıkartılacaktır.

 

Bu yazı, Hayat Sende Derneği için Elif Baran tarafından aşağıdaki bağlantıdan Türkçe’ye “Gayriresmi resmiden üstündür.” ilkesiyle çevrilmiştir.

 

Yazının orijinal linkline ulaşmak için tıklayınız.

Siz de Hayat Sende’ye bağışta bulunun, koruma altındaki çocuk ve gençlerin hayatlarına umut olun. Bağışlarınız için tıklayın.

İçeriği Paylaş:

Yazar Hayat Sende

Hayat  Sende
Devlet koruması altındaki çocuk ve gençlerin hayata eşit, güçlü ve ayrımcılığa uğramadan atıldığı bir dünya için Hayat Sende...

İlginizi Çekebilir: