Lütfen web tarayıcınızın Javascript desteğini aktif ediniz!

Kimim ben? Kimdim ben?

Kimim ben? Kimdim ben?

Kimim ben? Kimdim ben?

“Sahi kimim ben?”

Ergenlikte yoğunlaşmakla birlikte kendimize sürekli sorduğumuz, ilgilerimiz alakalarımız oluşurken bize yön veren bu cümlecik pek çok araçla cevaplanabiliyor. Bir albümü elimize alıp bakıyoruz, içi dolu eski bir kutuyu açıyoruz ve ağzımızdan:

“Eskiden de fotoğraflarda gülemezmişim, bak!”

“Yanımdaki çocuk en iyi arkadaşımdı. Sahi, nerede acaba şimdi? Aramak lazım.”

“Ben küçükken sarışınmışım.”

“Benim ilk kompozisyon ödevim bu, yazımın güzel olduğu o zamandan belliymiş.”

“Ayıcığım olmadan uyuyamazdım, kaybettim sanıyordum demek buradaymış” lar dökülüyor.

Belki geçmişten birini hatırlıyoruz, belki çok başarısız hissettiğimiz bir anı ya da taşırmadan boyadığımız ilk resmimize bakıp hissettiğimiz kazanma duygusunu hatırlıyoruz. Velhasıl bazen, geçmişten kalanlar bize kim olduğumuzu “şimdi”den daha kolay gösteriyor.

Devlet koruması altında büyüyen çocukların ise geçmişle bağlantıyı pekiştirecek araçlara ulaşması, ne yazık ki kolay olmuyor. Gerek devlet politikası gerek nicelik gerek kurumsal yetersizlikler her çocuğun geçmişinden kalanları biriktireceği bir araç imkânı sağlayamıyor. Bu durum çocukların/gençlerin kurumdan ayrılması halinde tabiri caizse geçmişin üzerine bir çizgi çekmesine ve “ben kimim”lerine cevap bulamamasına neden oluyor. Geçmiş bulanıklaştıkça yok sayılıyor ve “şimdi”de anlatılanlarla sınırlı bir kimlik gelişimi süreci baş gösteriyor.

Çocukluğun hiç yaşanmamış gibi olması, bireysel gelişimini görmemek kişilerde zamanla yetersizlik ve değersizlik hissini besliyor. Hayatın kayıp yılları olarak görülen bu zamanlar, çocuk ve gençlerde yetişkinlik sürecinde benlik saygısının azalmasına neden oluyor.

Hayat Sende Derneği, “Çocukluğum Kaybolmasın” adıyla bundan 3 yıl önce koruma altındaki çocukların en temel ihtiyaçlarından özbenlik saygısını artırmayı amaçlayarak başlattığı proje sürecini: “Yuva ve yurtlardaki çalışmalarda çocukların birçoğunun fotoğrafının dahi olmadığını, 4 yaşındaki bir çocuğa kendisini gösterdiğimizde tanımadığını, yanındaki arkadaşını gösterdiğimizde ise onu tanıdığını şaşırarak gördük. Çocuk o zamana kadar aksini ayna dâhil hiç görmemişti. Bizler ise bu çocuktan özbenlik saygısının yüksek olmasını bekliyorduk. Halbuki unutuyorduk: Bir insan için en değerli nokta, geçmiş ve gelecek arasında bağ kurabilmektir. Fotoğraflar da bunun en önemli araçlarıdır. Tam da bu noktada yapılması gereken belli başlı birkaç proje var. Bunlardan ilki çocukların etkinliklerde fotoğraflanması ve her birinin albümlerinin oluşturulması.” şeklinde ifade ederek önemli bir adım atmıştır.

The University Of Bristol tarafından geliştirilen “Memory Boxes For Children in Care” -“Koruma Altındaki Çocukların Anı Kutuları”-projesi ve The Children’s Society’nin“Life Story/Memory Boxes”-“Anı Kutuları”- çalışmaları da bu amaçla yola çıkmış projelerdir.

Memory Boxes(Anı Kutuları) kapsamında biriktirilmesi önerilenler;

  • Okul veya sınıf fotoğrafları (arkadaş isimlerinin not edildiği)
  • Parti davetiyeleri
  • Teşekkür mektupları
  • Okuldan ya da herhangi bir ders programından alınan sertifikalar
  • Partilerden veya okuldan arkadaşların fotoğrafları
  • Okul çalışması örnekleri veya özel çizimler
  • Okulda veya evde yazılmış günlükler veya hesaplar
  • Arkadaşlardan veya aileden gelen mektuplar
  • Okul raporları
  • Başarıyı ya da katılımı gösterir rozetler, kupalar veya ödüller
  • Üniformalar veya okul bağları gibi materyallerdir.

Memory Boxes For Children in Care (Koruma Altındaki Çocukların Anı Kutuları)’in kayıt altına alınmasını önerdikleri ise;

  • Çocuğun özel hatıraları
  • Çocuğun gelişiminin detayları (örneğin yüzmeyi öğrenmesi)
  • Doğum günleri, yılbaşı ve diğer aile kutlamaları / gezileri / tatillerinden vs. fotoğraflar, favori yerleri
  • Ailenizin (geniş aile dâhil), ev, evcil hayvanların vb. detayları ve fotoğrafları
  • Okul- öğretmenlerden fotoğraflar, sertifikalar, raporlar, fotoğraflar ve hikayeler
  • Komik anıları
  • Ailenizle birlikte (varsa) biyolojik ailesinin fotoğrafları ve video klipleri
  • Ev / okul / oyun grubunda el sanatları / fotoğraf / çalışmaları gibi materyallerdir.

Görüldüğü üzere çocuğun geçmişini ve gelişim süreçlerine şahit olacağı materyalleri göz ardı etmeden de yürütülebilecek bir süreç mümkün. Bu sayede çocukluk yıllarını sadece anlatıldığı gibi değil kendi gördükleriyle de bilmeleri ve “ben kimim” sorusuna kendilerinin cevap verebilmeleri benlik saygılarını beslemede büyük bir katkı olabilir.

Sadece şimdi, şu an değil geçmişinde de kıymetliydin fikrini akılda tutmak,çocukluğundan bahsederken net hatıralara sahip olmak, okuldan bebeklik fotoğrafı istendiğinde utanmamak bir çocuğun/gencin hayatında ve kendine biçtiği değer anlamında ciddi farklar yaratabilir.

Sonuçta geleceğe yürüdüğümüz yaşam yolunda anılar iyi bir yol arkadaşıdır.

 

Betül Handan Dallı

Ankara Üniversitesi’nde Sosyal Hizmet Bölümünde 4.sınıf olan Betül Handan Dallı, Hayat Sende Derneği Ağlar ve Platformlar Birimi’nde stajyer olarak görev almakta, Gelişimsel Mentorluk Projesi İzleme Ekibi’nde ve 100 Yurttan Ses Görüşme Ekibi’nde yer almaktadır.  Şizofreni ve Damgalama,Toplumsal Cinsiyet Eşitliği sağlanması gibi alalarda çalışmalar yapan Betül Handan Dallı çeşitli platformlarda Yetişkinlere Masal Anlatıcılığı yapmaktadır.

Hayat Sende Derneği

Hayat Sende Gençlik Akademisi Derneği, devlet korumasında yetişmiş bir grup idealist genç tarafından 2007 yılında Ankara’da kuruldu. Hedef kitlesi, devlet koruması altındaki çocuk ve gençler ile kurum bakımından çıkanlar olan derneğin temel stratejileri; koruma altındaki çocuk ve gençlerin, hayata eşit ve güçlü adımlarla atılmaları için insan kaynakları değerlerini yükseltmek, bu çocuk ve gençlere ilişkin medya ve toplumdaki olumsuz ayrımcı söylemle mücadele etmek, lobicilik ve savunu faaliyetleriyle bu çocuk ve gençlerin haklarını savunmak. Türkiye’de 19.831 çocuk ve genç, devlet koruması altında yaşıyor. Bunların 14.189’u kurum bakımındayken, 5.642’si koruyucu aile hizmet modelinden yararlanıyor.

İçeriği Paylaş:

Yazar Hayat Sende

Hayat  Sende
Devlet koruması altındaki çocuk ve gençlerin hayata eşit, güçlü ve ayrımcılığa uğramadan atıldığı bir dünya için Hayat Sende...

İlginizi Çekebilir: