Lütfen web tarayıcınızın Javascript desteğini aktif ediniz!

Müslüman Koruyucu Aile “Hizmet İçin Bir Tehdittir” Sansasyonu

Müslüman Koruyucu Aile “Hizmet İçin Bir Tehdittir” Sansasyonu

Müslüman Koruyucu Aile “Hizmet İçin Bir Tehdittir” Sansasyonu

Denetim sorumlusu Sir Martin Narey, 'yanıltıcı' raporların, potansiyel koruyucu aileleri engelleyecek olursa bunun felakete neden olabileceğini dile getirdi.

Hükümetin denetim sorumlusu, anne ve babası farklı kökenlere sahip olup Müslüman koruyucu bir aile tarafından yetiştirilen beyaz Hristiyan bir çocukla ilgili yanıltıcı iddiaların farklı etnik kökenlere sahip insanları, olayın “felaketle” sonuçlanması korkusuyla koruyucu aile olmaktan vazgeçirebileceğini belirtti.

Koruyucu Aile Bakım Sistemi ile ilgili soruşturmanın ortak başkanı Sir Martin Narey, Doğu Londra'daki beş yaşındaki bir kızın “kültürel uyumluluk göstermediği” gerekçesiyle Tower Hamlets konseyi tarafından onaylanmayan koruyucu ailesi ile ilgili davanın, ilerlemeyi tersine çevirebileceğini ve süreci 10 yıl geriye götürebileceğini ifade etti.

Narey, "Bu o kadar büyük bir utanç ki; çok fazla olumsuzluk getirir ve kökeni ne olursa olsun insanları, koruyucu ailelikten caydırırsa paniğe sebebiyet verir." dedi. Ve ekledi, "Bu olursa felaket olur.”

Adı geçen kız çocuğuna, domuz eti içerdiği gerekçesiyle carbonara soslu makarna yedirilmediği ve çocuğun boynuna taktığı haça el konulduğu iddia edildi. Bir diğer iddia da, koruyucu ailenin çocuğu Arapça öğrenmeye teşvik ettiği yönünde. Kız çocuğu, bu iddialardan sonra burka giydiği söylenen ikinci bir koruyucuya teslim edildi.

Eşitlik izleme örgütü eski başkanı Trevor Phillips, konseyin eylemlerini "aptalca eylemlerden daha kötü, bu eylemler çocuk istismarına yakın.” diye nitelendirdi.

Ancak yanıltıcı iddiaların birçoğu konseyin yaptığı soruşturmalarla reddedildi. Konsey gözlemcisi, dini sebeplerden ötürü kızın belli yiyecek türlerini reddetmediğini ve kolyesinin kendisinden alınma nedeninin, kolyenin çocuk için güvenlik riski oluşturduğundan endişe edilmesi olduğunu belirtti.

Olayı ortaya çıkaran Times muhabiri Andrew Norfolk, BBC Radio 4’s Today adlı programda, iddiaların bir konsey çalışanı tarafından iletildiğini iddia etti. Bununla birlikte, Tower Hamlets başkanı John Biggs şunları söyledi: “Domuz etini yasaklamak ya da haça el koymak gibi sansasyonel iddiaların gerçekle hiçbir ilişkisi yoktur." Biggs, mahkeme tarafından atanan bir müfettişin, “çocuğun yerleşik ve mutlu bir düzene sahip olduğunu” beyan ettiğini ekledi.

Narey, bu konunun “profesyonellerin, çocukları koruyucu ailelere emanet ederken kökene ve dine dayanan bir görüşü esas almaları” ile sonuçlanabileceğini belirtti. Narey’e göre bu, Eğitim Bakanlığının "kökenler arası yerleşimleri” desteklemediği 15 yıl öncesine geri götürecek.

Narey, “Geçen birkaç yılda uygulayıcıların yerleşimler konusunda daha esnek olabilmeleri konusunda çok ilerleme kaydettik.” dedi.  “Sezgisel olarak kökensel bir uyum aramaya gidilebilirsiniz fakat bu araştırma bazı kimselerin düşündüğü kadar önemli değildir.”  Narey, çok sayıda kanıtın, kültürler arası veya kökenler arası yerleşimlerin çocuklara olumsuz etkilerinin olmadığı savını desteklediğini belirtti.  

İngiltere'de koruyucu aile sayısı 2013 yılından bu yana azalmakta ve ırk ve din konularına yoğun bir şekilde odaklanmak, potansiyel yerleşimleri sınırlandırarak koruyucu aileye gereksinim duyan çocukları olumsuz yönde etkilemektedir.

Koruyucu Aileliğe Teşvik Grubu, Mart 2016’nın sonlarında, koruyucu aileye gereksinim duyan 52,000 çocuk için 7.600 yeni koruyucu aileye ihtiyaç duyulduğunu açıkladı.

Eskiden hükümet için, çocuk adaptasyonuyla ilgili çalışan Narey, kökeni fark etmeksizin her çocuğun beyaz aileler tarafından yetiştirilebilmesine dikkat çekti. “Siyahi çocukların koruyucu ailelerini uzun süre bekledikleri zamanları geride bıraktık.” dedi. “Bu çocuklar o kadar uzun süreler bekliyorlardı ki birçoğu bu haktan mahrum kalıyordu, çünkü onlara koruyucu aile olacak siyahi ebeveynler yoktu.”

Geçen hafta Hatun Sapnara adında bir hâkim, adı geçen kız çocuğunun anneannesinin yanında kalmasına hükmetti. Narey, "Hepimiz içgüdüsel olarak, eğer bu çocuk annesiyle birlikte kalamıyorsa, kalabileceği en iyi yer anneannesinin yanı diye düşünürüz.” dedi. "Tecrübelerime göre bu tür davalarda, bu durumla çok sık karşı karşıya kalırız, ama her zaman en iyi yer akrabasının yanı olmaz. Son bir yılda, akrabalarının yanlarına yerleştirilen çocukların zarar gördüğüne ve hatta öldüğüne dair ciddi sayıda dosya incelendi. Bu yüzden konsey, anneannenin bu sorumluluğu üstlenebileceğinden emin olmak için birkaç hafta harcamak zorunda kaldı.” diye ekledi.

Yargıç, ana dili İngilizce olmayan Müslüman büyükannenin, çocuğun yurt dışında yaşamasını istediğini söyledi.

Sözü edilen kız çocuğu, Mart ayında, polisin koruma yetkilerini kullanmasıyla başka bir koruyucu ailenin yanına yerleştirildi. Yeni ailedeki annenin alkol problemleri olduğu ve yasaklı madde kullandığı anlaşıldı. “Kültürel açıdan uyum sağlayan” başka bir aile bulunamadığından küçük kız Müslüman koruyucu ailenin sorumluluğu altına alındı. Narey, “Kimsenin farklı kültürden gelen bir çocuğun bakımını üstlenirken, bunu nasıl başaracağına dair eğitim alması ya da hazırlık yapması gerekmez.” dedi. Narey sözlerine şöyle devam etti: “Dünyanın dört bir yanından gelen ve refakate gereksinim duyan çok sayıdaki mülteci çocuğa koruyucu aile olan sayısız beyaz İngiliz var.”

Geçtiğimiz hafta, Tower Hamlets çocuk hizmetleri müdürü, meselenin ele alınış biçimden dolayı dehşete düşen çok sayıda koruyucu aile ile bir araya geldi.

Narey, parlamentoya üye gönderen yetkililerin, kendi sınırlarının ötesine geçerek uygun koruyucu aileleri araştırmaları gerektiğini belirtti. Narey, “Tower Hamlets ile ilgili konu ele alınırken, 30 farklı ilçeden birçok koruyucu aileler mevcuttu. Bölgesel otoritelerin daha ileriye bakmasına ihtiyacımız var.” diye ekledi.

Bu yazı, Hayat Sende Derneği için Cansu Ekren tarafından aşağıdaki bağlantıdan Türkçe’ye “Gayriresmi resmiden üstündür.” ilkesiyle çevrilmiştir.

Yazının orijinal linkline ulaşmak için tıklayınız.

Siz de Hayat Sende’ye bağışta bulunun, koruma altındaki çocuk ve gençlerin hayatlarına umut olun. Bağışlarınız için tıklayın.

İçeriği Paylaş:

Yazar Hayat Sende

Hayat  Sende
Devlet koruması altındaki çocuk ve gençlerin hayata eşit, güçlü ve ayrımcılığa uğramadan atıldığı bir dünya için Hayat Sende...

İlginizi Çekebilir: