Lütfen web tarayıcınızın Javascript desteğini aktif ediniz!

Evlat Edinme, Çocukta Benlik ve Gerçek Sevgi Üçgeninde Lion

Evlat Edinme, Çocukta Benlik ve Gerçek Sevgi Üçgeninde Lion

Evlat Edinme, Çocukta Benlik ve Gerçek Sevgi Üçgeninde Lion

Evlat edinmek ve koruyucu aile olmak ne de güzel bir duygu. Yıllardır bu ailelerle çalıştım, duygularına ortak oldum. Yaşamın bilgeliğini onlarda gördüm. Sevginin aşamayacağı hiçbir engelin olmadığını, en onulmaz yaraların, travmaların onların ilgisi ve sevgisiyle aşıldığını onlarda tanıdım.

Bununla birlikte bu ailelerin önemli bir kısmı çocuklara geçmişleri yokmuşcasına davranmak istiyor, onları sahiplenilecek nesneler gibi görüyor.

Olayın diğer bir boyutu ise, çocuklarından ayrılmak zorunda olan biyolojik anneler ve babalar. Evlat edinen veya koruyucu aile olanların örgütlenebilmelerinin aksine, toplumun en marjinalize edilmiş, sesleri kısılmış, çocuk koruma sisteminin içindeki en savunmasız konumda bulunanlar bu kişiler.

Uzun zamandır izlemeyi istediğim Lion filmini, evlat edinen bir anne olan Duygu Gizli’nin kitabını okurken bu filmi önermesi üzerine vakit kaybetmeksizin izledim. Duygu Gizli evlat edinirken, tüm bilgeliği içinde sindirmiş bir anne. Kitabında evlat edindiği kızının biyolojik annesiyle olan ilişkisini de tüm yalınlığıyla ele almış birisi. Bir gün çocuğum annesini görmek isterse asla önünde durmam diyebilecek kadar içine sindirmiş bu süreci.

Lion filminde de Hindistan’da kaybolan, önce sokaklarda yaşayan, sonra bir yuvaya yerleştirilen, oradan da Avustralya’ya evlat edindirilen bir çocuğun hikayesi anlatılıyor. Lion, beş yaşındayken ailesinden kopuyor. Uzun yıllar görüşemiyor. Bir refah devletinde, kariyer basamaklarını tırmanırken, geçmişe dönük sorgulamaları başlıyor. İnsanın benlik duygusunu arayışı yakasını bırakmıyor. 

Bu süreçte evlat edindiği ailesini üzmemek için oldukça uzun bir süre durumu gizliyor. En sonunda annesine açıklamak zorunda kalıyor. Annesinin cevabı ise, “Babam alkolikti. 12 yaşında yine yer yarılsa da içine girsem diye düşündüğüm bir zamanda bir ışık gördüm, bir hayal kurdum. Uzaklarda bana ihtiyacı olan esmer tenli bir çocuğa ışık olacaktım. Bu beni hayata bağladı. Doğurabilirdim ama doğurmadım. Ben sizi bu yüzden evlat edindim. Ve umarım, arayışında aileni bulabilirsin.” oluyor.

Lion, uzun ve meşakkatli bir arayıştan sonra Hindistan’daki ailesini buluyor. Çok sevdiği abisi artık hayatta değil. Annesi aradan geçen 25 yılda oturduğu mahalleden Lion’un geleceğini umarak hiç ayrılmıyor. Lion geliyor. Sonrasında evlat edinen annesini de biyolojik annesiyle tanıştırıyor. İşte o anda, Duygu Gizli’nin şu satırları aklımı yalayıp geçiyor: “Dokuz ay boyunca seni karnında taşıyıp sana can veren de, senin sevginle can bulan da annendir.” Nedensiz, çocuğu mülkiyet gibi görme duygusundan bağımsız, sadece sevgiyle ve emekle anlaşılabilecek bir bilgeliğin satırları bunlar.

Geride kalan aile için de, giden çocuk için de çok zor. Çocuklar sahip olacağımız nesneler değil. Evlat edinildiği bilerek, iki kalpte yaşayarak, iki anneye, iki babaya sahip olarak, sevgiyi çoğaltarak çocukları yetiştirmek mümkün. Bu çocukların benlik arayışları için de olmazsa olmaz. 

Eğer bu olmazsa, çocuklar yalanlarla yaşarsa, evlat edinildiği çocuktan gizlenirse, emin olun, yalan üzerine kurgulanan yaşamlar bir gün anlaşılacak. Kan grubunuz uymayacak, genetik hastalığı çıkacak, veraset ilamında rastlayacak, ama bir gün mutlaka öğrenecek. O zaman bomboş kalacak. Hiç yaşamamışcasına. Köksüzce. Benliksizce.

İşte o zaman korkun ondan. Tıpkı 26 yaşında evlat edinildiğini öğrenip yaşamına son veren psikolog kız gibi.

İşte bu yüzden çocukları kökleriyle barıştırın. Siz kök değilsiniz, gövdesiniz. Emek verensiniz, sevginizi sunansınız. Yalansız bir gerçek sevgi işte böyle inşa edilir.

Lion’u izleyin. İnsanı insan yapan, benliğini oluşturan varoluşsal sorgulamalarla yüzleşin. Çocuklarınıza destek olun.

Bu gerçek sevgidir. Gerçek sevgiye erişin.

Siz de Hayat Sende’ye bağışta bulunun, koruma altındaki çocuk ve gençlerin hayatlarına umut olun. Bağışlarınız için tıklayın.

İçeriği Paylaş:

Yazar Hayat Sende

Hayat  Sende
Devlet koruması altındaki çocuk ve gençlerin hayata eşit, güçlü ve ayrımcılığa uğramadan atıldığı bir dünya için Hayat Sende...

İlginizi Çekebilir: