Lütfen web tarayıcınızın Javascript desteğini aktif ediniz!

Çocukları Bakım Evlerinden Yatılı Okullara Taşıma Çabası

Çocukları Bakım Evlerinden Yatılı Okullara Taşıma Çabası

Çocukları Bakım Evlerinden Yatılı Okullara Taşıma Çabası

Hükümet çıkaracağı bir teşvikle yerel yönetimleri korunmasız gençleri yatılı okullara yerleştirmeyi hedefliyor. Peki, bunun ardındaki düşünce ne?

“Okul bir millik bir mesafede ve yolun kenarları ağaçlarla bezeli. Ağaçlardan hiç bu kadar gözüm korkmamıştı. Düşündüm ki “Tanrım, nerede bütün dükkânlar? Abur cubur almak istersem nereye gideceğim?”

Bunlar Erina Naluwaga’nın 2001 yılında Chelmsford’taki New Hall School for Girls (Kızlar için Yeni Yurt Okulu) okuluna ilk vardığı andaki düşünceleri idi. 14 yaşında, bakım evleri arasında 10 yılını geçirmiş bir kız olarak, “yatılı okul” diye bir kavram kafasında yoktu bile.

Bugün elinde master derecesi olan ve Greater London Authority için bir gençlik projesinde çalışan Naluwaga, yerel bir heyetin oluşturduğu bütçe sayesinde bakım evinden yatılı okula geçmesi sağlanan korunmasız gençlerden biriydi. Günümüzde bu durumda bulunan 100 genç insan var fakat Boarding School Partnerships(Yatılı Okul Ortaklığı), eğitim bütçeli yeni bir bilgi bölümü, bu sayıyı mümkün olduğunca arttırmak istiyor. Potansiyel halideki sayı ise 2,000 kişiye ulaşabilmek.

Bu işin dönüm noktası ise yerel yönetimleri ikna edebilmek; geçtiğimiz günlerde yapılan bir araştırma bu kadrolardaki koltukların yılın erken vakti sosyal hizmet uzmanlarının yetersiz katılımından ötürü boş kalmasının etkisini ölçmeyi amaçlıyordu.

Lakin yatılı okullar bu yönetimler arasında popüler bir seçenek olmuştu. BSP başkanı Colin Morrison, bundan 60 yıl önce Essex County Council(Essex Yerel Yönetimi) tarafından bütçe sağlanan bir okul olup 100 çocuğa eğitim veren The Royal Wanstead’te bir koltuğa sahipti.

“O dönemde bu okulların hangi sayıda olduklarını kesin olarak belirten istatistiki bir bilgi yok fakat 1960’ların sonunda en az 10,000 adet vardılar.” diyor, “1970 ve 1980’lerde yerel yönetimlerin bütçe desteği azalarak ortadan kalktı dolayısıyla bundan 16 yıl önce ben bu projeyi ilk defa ortaya koyduğumda ne İşçi Partisi ne de Muhafazakâr Parti bunu açıkça desteklemeyi istemiyordu. Sanırım gösteriş yapmak ve yatılı okullarla alakalı görünmek istemediler.

“O günden bugüne oldukça mesafe kaydettik. Mevcut yerel yönetim üyeleri sadece 22 tanesinden geliyor. Fakat 85 tane yerel yönetim hâlihazırda BSP’ye kaydolmuş durumda(bu ayın başından beri) ve bu oldukça umut verici.”

Morrison İngiltere’nin korunmasız gençlere yardım eden yatılı okullarına destek veren vakıflardan biri olan Royal National Children’s Foundation’da 15 yıl boyunca başkanlık görevini üstlendi. Bu dönemde dediğine göre, bir yıl boyunca birkaç istisna hariç 1,000’den fazla yerleşme yapıldı. “Bu büyük oranda seçme sürecine bağlı.” diyor, “Birinin çocuklara bakıp onlarda bir gelecek olduğunu görmesi zor elde edilen bir tecrübe.”

Fakat bunlar öyle basit Sindirella hikâyelerinden ibaret değiller. Naluwaga yatılı okulda geçirdiği ilk yılını “cehennem” olarak niteliyor, yeni tanıştığı yaşıtları arasında ne kadar emniyetsiz hissettiğini söylüyor. “Çok yalnız hissettim” diyor. “Etrafımdaki insanların benim neler yaşamakta olduğumu anlamadıklarını hissettim ve bunu paylaşmanın güvenli bir yer olmadığını hissettim. Kendi yerimi bulamadım.”

UCL Centre for Inclusive Education’da vekil doktor olarak görev alan Dr. Amelia Roberts’a göre bu topluluktan kopuk yaşadığın hissi öyle yabana atılacak bir şey değil. “Bağlanma teorisine baktığımızda aklımıza gelenlerden şeylerden bazıları geri tepme riski oluyor.” diye açıklıyor. “Bir çocuğun yeni bir ortama kendini alıştırması ve kabul ettirmesi için belli bazı sosyal iletişim yeteneklerine sahip olması gerekiyor, aksi takdirde direnç gösteriyor.”

“Bakım altındaki çocuklarda olası risklerden biri kendilerinin farklı oldukları hissi yaratılması. Bunu istemiyorlar ve bu gerçekleşirse etkisi problem yaratabilir. Tatildeyken yoksun bir toplulukla buluştuğunda da aralarında bağ kuramayabilirler ve bu genç insanlar için oldukça ciddi bir durumdur.” Fakat diyor, doğru yatılı okulda bulunmanın da bazen kendine has bir topluluk içinde yaşama hissiyatı yaratma ihtimali vardır. Geçici yerlerde vakit geçirmekten iyidir. “Bulunduğu yerle arasında bağ kurma yeteneğine sahip olanlar için fırsatlar inanılmazdır. Lakin bunun gerçekleşmesi için birçok etkenin bir araya gelmesi gerekiyor ve bu oldukça zor bir olay. Sihirli bir değnek ile olacak iş değil.”

Sosyal hizmet uzmanlarının genç insanların seçeneklerini gözeterek kullanmaları için hazırlanan BSP’nin web sitesi bu hizmetten faydalanma olasılığı taşıyan insanların listesine sahip. Kararlar tek tek okullar tarafından yapılacak ve çocuk kabul görürse de heyetler tarafından bu okullara bütçe sağlanacak.

Midlands heyeti adına konuşan bir sözcü henüz hiçbir çocuğu herhangi bir yatılı okula almadıklarını ve bu gibi kararları almanın zor olduğunu ifade ediyor. “Yatılı okulların bazı koşulların altını doldurması gerekliliği, koruyucu ailelik de buna dâhil, zorluğu arttırıyor. Elimizdeki imkânları kullanarak bu koşulları uzman incelemesi yapacak altyapıyı oluşturmamız gerekiyor.” Önümüzdeki bir veya iki yıl içinde BSP’yi kullanarak ilk yatılı okul yerleştirmelerini yapmayı planlıyorlar.

Yerel yönetimler için en büyük avantajlardan biri maliyet. Bakım masrafının yıllık 100,000£ gibi bir miktara çıkması çocuğun bu sisteme dâhil edilmesini önlüyor ve bu maddi sıkıntı çeken heyetler için olumlu bir durum. Okul harcamaları için yıllık 40,000£ ödemek zorunda olsalar bile. Morrison bunun yanında finansal faydaların işin küçük bir kısmını oluşturduğunu da ekliyor.

Norfolk County Council Children’s Services’ta (Norfolk İlçe Çocuk Hizmetleri Heyeti) görev alan Judi Garrett “Bizim bakış açımıza göre, bu, nerede olursa olsun aileleri bir arada tutmakla alakalı.” şeklinde açıklıyor. “Bu yaklaşım çocuğun yılın 38 haftasını okulda geçirmesi sonucu ailenin üzerinden stresi azaltıyor ve tekrar bir araya geldiklerinde daha rahat bir ortamda buluşuyorlar.” Fakat diyor, her bir vaka dikkatlice değerlendirilmeye ihtiyacı var. “Gerçekçi olursak, bakım altındaki çocukların ve bakım altına alınmaya yakın çocukların büyük bir bölümü bağlanma sorunlarının içinde yaşıyorlar.” diye ekliyor ve “Bu durum davranışsal sorunlara, travma kaynaklı kaygı, bu gibi şeylere sebep oluyor. Biz her bireysel vakayla tek tek ilgileniyoruz. Bazı çocuklar bu gibi ortamlarda gelişme gösterirken bazıları göstermiyor.”

 

Bu yazı, Hayat Sende Derneği için Atakan Çevik tarafından aşağıdaki bağlantıdan Türkçeye “Gayriresmi resmiden üstündür.” ilkesiyle çevrilmiştir.

 

Yazının orijinal linkline ulaşmak için tıklayınız.


Siz de Hayat Sende’ye bağışta bulunun, koruma altındaki çocuk ve gençlerin hayatlarına umut olun. Bağışlarınız için tıklayın.

İçeriği Paylaş:

Yazar Hayat Sende

Hayat  Sende
Devlet koruması altındaki çocuk ve gençlerin hayata eşit, güçlü ve ayrımcılığa uğramadan atıldığı bir dünya için Hayat Sende...

İlginizi Çekebilir: