Lütfen web tarayıcınızın Javascript desteğini aktif ediniz!

Yuvalardaki Çocuklar ve Fotoğrafın Önemi

Yuvalardaki Çocuklar ve Fotoğrafın Önemi

Yuvalardaki Çocuklar ve Fotoğrafın Önemi

Geçtiğimiz yıllarda hazırladığımız devlet korumasındaki çocukların fotoğrafçılıkla tanışması amaçladığımız “Ben2 Doğa Fotoğraflama Projesi” geçtiğimiz günlerde tamamlandı. Projeyle koruma altındaki 7 ilden 70 genç doğa fotoğraflama üzerine eğitimler alıp, ülkemizin farklı güzelliklerini fotoğraflayıp sergiledi.

Proje, koruma altındaki çocukların en temel ihtiyaçlarından birisine cevap vermek üzere kurgulanmıştı: Özbenlik saygısını artırmak. Bizler yuva ve yurtlardaki çalışmalarımızda çocukların bir çoğunun fotoğrafının dahi olmadığını, 4 yaşındaki bir çocuğa kendisini gösterdiğimizde tanımadığını, yanındaki arkadaşını gösterdiğimizde ise onu tanıdığını şaşırarak gördük. Çocuk o zamana kadar aksini ayna dahil hiç görmemişti. Bizler ise bu çocuktan özbenlik saygısının yüksek olmasını bekliyorduk. Halbuki unutuyorduk:Bir insan için en değerli nokta, geçmiş ve gelecek arasında bağ kurabilmektir. Fotoğraflar da bunun en önemli araçlarıdır.

Normal bir ailede yetişen çocukta fotoğraflar ve çocuğun geçmişi aile tarafından sıkça anlatılır ve çocuk bununla geçmişi ve benliği hakkında ilişki kurar. Yuvadaki çocukların fotoğraflarının olmaması ise zaten aile tarafından bu anlatılardan mahrum kalan çocukların görsel olarak da bu ilişkiyi kuramaması sonucunu doğurmakta. Sanılmasın ki çocukların fotoğrafları çekilmiyor. Elbette çekiliyor ama çekilse bile devletin tozlu arşivlerinde kalıyor.

Bu durum, bir çok sorunu beraberinde getiriyor. Bunların başında yuvadan veya yurttan ayrıldıklarında veya gönderildiklerinde fotoğraflarının eski kurumunda kalması. Koruyucu ailelerden ve evlat edinen ailelerden en yaygın aldığımız geri bildirimlerden birisi, çocukların geçmiş fotoğraflarına ulaşamamak. Veya okullarda öğretmenlerin bebeklik fotolarını istemeleri gibi durumlarda çocuklar çaresiz kalıyor. Geçtiğimiz günlerde bir hocamız, koruyucu ailedeki bir çocuğun sırf arkadaşlarının yanında küçük düşmesin diye komşusunun çocuğunun bebeklik fotoğrafını alarak okula götürdüğü şeklinde idi. Yurttan ayrıldığından çocuk ve gençlerin gene geçmişle ilişkileri kurulamıyor. Geçmiş bu çocuklar için flulaşıyor. Bu durum çocuk ve gençleri bir boşluk duygusunda yaşama hissine sürükleyebiliyor. Son dönemde sıkça gündeme getirmeye çalıştığımız intiharlar, işte tam da bu noktada anlam ifade ediyor: “Geçmiş ve gelecek arasında bağ kuramayarak canına kıymak.”

Tam da bu noktada yapılması gereken belli başlı birkaç proje var. Bunlardan ilki çocukların etkinliklerde fotoğraflanması ve her birinin albümlerinin oluşturulması. Bu albümler çocuklarla birlikte, çocuk nereye giderse gitmeli. Devlet, eğer arşivine almak istiyorsa, kendisi için ayrı bir tane çıkartsın :)

Diğer bir proje de, bütün yuva ve yurtların fotoğraf arşivlerinin dijital ortama çekilerek, müze haline getirilmesi. Bunun yapılması özellikle ayrılan bireylerin geçmişleriyle ilişkilerini daha sık hale getirip, karşılaştığımız intihar gibi sorunların çözümünde bir nebze olsa katkı sağlayabilir.

Fotoğraf önemlidir. Gönüllülük de. Koruma altındaki çocuklar için herkes gönüllü olmak istiyor ama kaliteli gönüllülük ve projeler için bizlerin şu anda en önemsediği konu tam da bu.

 

Hayat Sende Derneği'ne bağış yaparak koruma altındaki çocukların hayatına umut olabilirsiniz.

https://fonzip.com/hayatsende/bagis

İçeriği Paylaş:

Yazar Hayat Sende

Hayat  Sende
Devlet koruması altındaki çocuk ve gençlerin hayata eşit, güçlü ve ayrımcılığa uğramadan atıldığı bir dünya için Hayat Sende...

İlginizi Çekebilir: