Lütfen web tarayıcınızın Javascript desteğini aktif ediniz!

YUVALARDAKİ ÇOCUKLARA ÖYLESİNE SAĞLIK

YUVALARDAKİ ÇOCUKLARA ÖYLESİNE SAĞLIK

YUVALARDAKİ ÇOCUKLARA ÖYLESİNE SAĞLIK

Bir koruyucu ailemiz aktarıyor:

Çocuğum bu ara çok hasta. İki gündür hastanedeyiz. Doktorlar araştırıyorlar, genetik geçmişini sorguluyorlar en basit şeyler bile bilinmiyor, ben bilmiyorum ya, kurum da bilmiyor. Tabi başımıza geldikten sonra ne kadar önemliymiş anladım. Koruyucu ailesi olduğum çocuğun geçmişinin bu kadar yüzeysel kayıt altına alınması ne kadar acayip. Dün bana bir dosya gönderdiler. Sağlık dosyası imiş. Dandik bir iki yazı.

Veya bir psikolog diyor ki:

Yuvadan gelen çocukları, normal ailede yetişenlerin aksine sürekli farklı birileri muayeneye getiriyor. Tabi sürekli değişen kişilerin çocuğun sorunlarına hakimiyeti azalıyor. Dahası dosyaları da çok derli toplu olmuyor. Farklı illere gönderilmiş çocuklar. Dosyalarını ara ki bulasın. Daha önce ne tedaviler aldı, hangi ilaçları kullandı bilinmiyor. Bu durum bizim elimizi kolumuzu bağlıyor.

Yıllardır söylemekten dilimizde tüy biten sorunlardan yalnızca birisi. İki yıl gerçekleştirdiğimiz Kurum Bakımından Topluma Geçişte Gençler Çalıştayından belirtilen konuyu aşağıdaki şekilde ele almıştık.

Kurum bakımında olan çocuk ve gençlerin hastalık durumları, fiziksel ve psikolojik sorunları için bir veritabanı bulunmamakta, doktorlar ve diğer görevlilerin çocuk ve gencin sorunlarına hâkimiyeti azalmakta ve çözüm getirme kapasitesi düşmektedir. Koruyucu aile ve evlat edinen ailelerin de çocuk ve gençlerin geçmişi, sağlık sorunları ve fiziksel özellikleri hakkında yeterince bilgilendirilmediği görülmektedir.

Çözüm olarak ise, çocukların geçmiş sağlık bilgilerinin online ortama taşınması gerekli. Gerek kurum gerekse sağlık ve eğitim personeli bu bilgilere ulaşabilmeli. Yine aynı veri tabanında SGK ile veri paylaşımı protokolü yapılarak kurumdan ayrılan bireylerin eşinden ayrılıp ayrılmadığı, kaç çocuğunun olduğu, maddi ve sosyal imkânlarında değişikliklerin kaydedilmesi yerinde olacaktır. Bu durum özellikle akademik çalışmalarda ispatlanmış olan kurum bakımı deneyimi olan bireylerin ileriki yaşlarda birçok benzer kronik hastalığı geçirdiği tespiti bakımından önem arz etmektedir. Toplanan bu istatistiklerin kamuoyuyla şeffaf bir şekilde paylaşılması sorunların çözümünde önemli yer tutacaktır.

Kalkınma bir örgütlenme meselesidir. Çözüm tam da burada etkili veri paylaşım protokolleriyle şekillenecektir. Kök hücreden bahsedilen bir dönemde bu kayıtların olmaması utanç vericidir. Kalkınmanın olmadığı yerde azgelişmişlik vardır. O da dandik bir iki yazıdır.

 

Raporun tamamına şuradan ulaşılabilir.

http://hayatsende.org/assets/pdf/1448212204.pdf

İçeriği Paylaş:

İlginizi Çekebilir: