Lütfen web tarayıcınızın Javascript desteğini aktif ediniz!

YUVALARA IŞIK OLMAK: BİZİM HİKAYEMİZ

YUVALARA IŞIK OLMAK: BİZİM HİKAYEMİZ

YUVALARA IŞIK OLMAK: BİZİM HİKAYEMİZ

2011 yılında iş gereği eşim ve kızımla birlikte Gaziantep’e taşınmıştık. Uzun yıllar çalıştığım için ev hayatı bir süre sonra yetmemeye başladı. Topluma faydalı olmak için neler yapabileceğimi araştırırken Anne-Çocuk Eğitim Vakfı ile tanıştım. Bir takım eğitimlerden sonra vakıf bünyesinde gönüllü olarak okuma-yazma eğitmenliği yapmaya başladım. Ders verdiğim yer, Gaziantep'e doğudan göçle gelen, asgari şartlarda  yaşamaya çalışan insanların yoğunlukta olduğu bir mahalleydi. Yıllarca Ankara’da yaşamıştım, hayatla ilgili çok şey bildiğimi sanırdım ama eğitim süresince öğrencilerimden çok şey öğrendim, güzel anılar biriktirdim.

O süre boyunca yokluğu, yoksulluğu, pisliği, keşmekeşi her şeyi kabul ettim ama o mahallede çocukların yaşamaya çalıştığı şartları bir türlü içime sindiremedim.

Eğitmenlik bitti, günler geçti ancak gönlüm, aklım mahallede, çocuklarda kaldı. Öğrenmeye, ilgiye nasıl aç olduklarını düşündüm durdum. Baktım  üzülmek çare değil, bir işe yaramıyor, eşimle konuştum. Şanslıyım, hayata benzer pencerelerden bakıyoruz. "Ne yapabiliriz?"  kısmında elimizi taşın altına sokmaya karar vererek yuvamızı, soframızı ve en önemlisi kalbimizi bir çocuğa daha açmak istedik. Kızımıza tereddütle konuyu  açtığımızda ummadığımız kadar heyecan ve sevinçle karşıladı koruyucu aile olma fikrimizi. Ondan aldığımız cesaretle, ailesinden ayrılmak zorunda kalan bir miniğin ikinci ailesi olmamız için yapmamız gerekenleri  araştırmaya başladık. 

Fark ettik ki; bu sistem ülkemizde pek tanınmıyor, gönüllü ailelik hizmetiyle karıştırılarak sadece hafta sonu çocukla ilgilenildiği düşünülüyor. Koruyucu aile olduğunuzda, çocuk ailenizin bir ferdi olarak evinize yerleşiyor ve sizinle ortak bir yaşamı paylaşıyor. Çocuğun yetişme ve eğitim sorumluluğu aile ve devlet arasında paylaşılırken, velayeti biyolojik ailesinde kalıyor. Sistemin en güzel yanlarından biri; bekar gönüllüler de koruyucu aile olabiliyor.

Bunları öğrendikten sonra, Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü'ne dilekçemizi verdik ve istenen evrakları hazırlamaya koyulduk. Hazırlık aşamasında bizi en çok zorlayan tam teşekküllü devlet hastanesinden alınması gereken sağlık heyeti raporu oldu. O gün bizi motive edense rapor isteme sebebimizi gören doktorların gösterdiği pozitif tavırdı. İstenen belgeleri hazırlayıp teslim etmek için tekrar kuruma gittik. Başvuru sırasında yaş ve cinsiyet tercihi yapılabiliyor. Kızımız küçük bir kardeşi olsun istediğinden yaş tercihimizi 4 - 6 yaş arası yaptık, cinsiyet tercihini ise " Öncelikle kız çocuk tercih ederiz ama zorunlu değil" şeklinde açık bırakarak bekleme sırasına girdik.

Günler geçti, haftalar geçti, bir bahar günü  arayıp sıramızı sorduğumda “En erken yaz ayları” haberiyle mutsuz kapattım telefonu. Üzerinden bir kaç gün geçtikten sonra ise kurum tarafından arandım.

- Siz, kız çocuğu tercih ederiz ama erkek çocuğu da olur demiştiniz . Acilen aile yanına yerleştirilmesi gereken bir erkek çocuğumuz var, 5,5 yaşında. Düşünür müsünüz?

Uzun süredir bir şey için bu kadar heyecanlandığımı hatırlamıyorum. Üç dört gün önce yaptığımız görüşme sonrası sürpriz olmuştu telefon. Eşimle buluşup apar topar kuruma görüşmeye gittik. Ön bilgiyi aldıktan sonra miniğin ne zaman geleceği sorumuz üzerine  “Ertesi gün” cevabını alınca şaşırdık.

Kısıtlı sürede hazırlık için yapabildiğimiz ise; bir takım pijama, çocuk şampuanı ve oyuncak bir kamyon almak oldu ☺ Ve küçük oğlumuzla buluşacağımız randevu saatini beklemeye başladık.

Ertesi gün kuruma gittiğimizde ilk önce gözlerimiz buluştu, ilk aşk gibi ☺ Mahçup gülümseyen bir çift zeytin göz. Ablasının aldığı şekere tav oldu, kucağına geçip oturdu, çocuk işte...

Odadan çıkarken “Bizimle gelir misin?” dedik, tuttu elimizi, iki poşete sıkıştırılmış elbiselerini aldık, çıktık arkamıza bakmadan. Ve o gün bugündür el ele göz gözeyiz ☺

Dilek Binbirçiçek, Koruyucu Aile, Evlat Edinme Derneği'nde Gönüllü Çalışmalarda Bulunmaktadır.

İçeriği Paylaş:

Yazar Hayat Sende

Hayat  Sende
Devlet koruması altındaki çocuk ve gençlerin hayata eşit, güçlü ve ayrımcılığa uğramadan atıldığı bir dünya için Hayat Sende...

İlginizi Çekebilir: