Lütfen web tarayıcınızın Javascript desteğini aktif ediniz!

YURTLARDAN AYRILMAK İÇİN 18 YAŞ ÇOK ERKEN

YURTLARDAN AYRILMAK İÇİN 18 YAŞ ÇOK ERKEN

YURTLARDAN AYRILMAK İÇİN 18 YAŞ ÇOK ERKEN

2000’li yılların ortalarında Anne Çocuk Eğitim Vakfı okul öncesi eğitimi yaygınlaştırmak için 7 Çok Geç kampanyasını yürütmüş ve oldukça başarılı bir farkındalık kampanyasına imza atmıştı. Bugün devletin okul öncesi eğitime artan destekleri, kalkınma planlarında bile okul öncesi eğitimde okullaşmanın artırılması hedeflerinin konması kampanyanın uzun vadedeki başarılarından yansımalar.

AÇEV’in yürüttüğü uzun soluklu mücadele gibi, yetiştirme yurtlarından 18 yaşında neredeyse hayatta tek bir desteği olmadan ayrılan gençlerin sorunları hakkında da kapsamlı bir kampanyaya ihtiyaç var. Dünya bunu tartışıyor. Avrupa’da birçok ülke gençlerin yurtlardan ayrılmadaki yaş sınırlarını yükseltmeye başladı. Kanada’da da bu tartışmaların ortasında.

Tartışmalara ve değişime neden olan konu ise, geçmişte yeterli olan 18 yaşında yurttan ayrılmanın bugün birçok nedenle yetersiz kalması. Bu nedenlerden ilki, eskiden 18 yaşında yurttan ayrılan gençlerin kolayca iş bulabilmesiydi. İkinci neden ise, dünya genelinde hızla artan eğitim düzeylerinin 18 yaşında yurttan ayrılan gençleri iş piyasasındaki rekabetin oldukça gerisinde bırakması. Üçüncü neden, yuva ve yurtlara yerleştirilen çocuk ve gençlerin zaman içinde doğduğu topraklar ve aile bağlarıyla ilişkisinin kesilmesi nedeniyle akraba desteklerinden yoksun olması. Dördüncü bir neden ise, her ne kadar ülkemizde kaliteli istatistik bulunmasa da, gelişmiş ülkelerde kaliteli istatistik altyapılarına dayanarak, yurtlardan ayrılan gençlerin kimi yerlerde yüzde 40-50 oranında evsiz olarak yaşama atılması (Link). Dahası, yine uluslararası istatistiklere göre, kurumlarda kalan çocukların yüzde 14’ü fuhuşa sürükleniyor. Yüzde 20’si suça sürükleniyor. Yüzde 10’u ise, kurumdan ayrıldıktan sonra canına kıyıyor (Georgette Mulheir, The Tragedy of Orphanages, Ted Talks).

Kısacası, ülkemiz çocuk koruma sisteminde de yetiştirme yurdundan ve koruyucu ailedeki korumadan ayrılma yaşını 18’den en az 23’e çıkarmamız gerekli. Yaşı yükseltmenin yanı sıra, hayata hazırlayıcı ve temel yaşam becerilerini kazandırıcı eğitimleri de güçlendirmemiz ve gençleri normal bir ailede en çok desteğe ihtiyaç duyulan 18-25 yaşındaki çocuklar gibi devlet ve diğer aktörler tarafından desteklememiz şart.

Unutmamalıyız ki, gençlerin soruna bulaşmasını önlemek ve sorunlarla mücadele kapasitelerini geliştirmek, soruna bulaştıktan sonra tedavi etmekten çok daha az maliyetlidir.

İçeriği Paylaş:

Yazar Hayat Sende

Hayat  Sende
Devlet koruması altındaki çocuk ve gençlerin hayata eşit, güçlü ve ayrımcılığa uğramadan atıldığı bir dünya için Hayat Sende...

İlginizi Çekebilir: