Lütfen web tarayıcınızın Javascript desteğini aktif ediniz!

YURT DERNEKLERİ GELECEĞİNİ TARTIŞIYOR

YURT DERNEKLERİ GELECEĞİNİ TARTIŞIYOR

YURT DERNEKLERİ GELECEĞİNİ TARTIŞIYOR

Sivil Düşün Aktivist Programı kapsamında koordinatörlüğünü üstlendiğim Yurt Dernekleri Geleceğini Tartışıyor projesi için hazırlamış olduğum politika belgesidir.

 

İÇİNDEKİLER

  1. Önsöz

  2. Yöntem

  3. Katılım Sağlayan Örgütler

  4. Çalıştayda Görev Alan Gönüllüler

  5. Devlet Korumasında Yetişen Çocuk ve Gençlerle Çalışan Derneklerin Sorunları ve Çözüm Önerileri

5.1. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile İlişkilerin Geliştirilmesi

5.2. Derneklerin İletişim Kapasitesinin Artırılması

5.3. Kurumdan Ayrılan Gençlerin Derneklere Yönelmesinin Sağlanması

5.4. Dernekler Arası İletişim ve İşbirliğinin Geliştirilmesi

  1. Güçlü Zayıf Fırsat Tehdit Analizi

  2. Sonuç ve Değerlendirme

*************************************

  1. Önsöz

Hayat Sende Gençlik Akademisi Derneği, 2007 yılında devlet korumasında yetişen bir grup idealist genç tarafından kurulmuştur. Derneğin misyonu “devlet korumasında yetişen çocuk ve gençlerin hayatlarına yenilikçi çözümler” oluşturulmasıdır.

Hayat Sende, bu doğrultuda çarpan etkisi yüksek ve kolektif bir öğrenme ortamı oluşturmak amacıyla çalıştaylar düzenlemektedir. Bu çalıştayların ilki 2013 yılında, “Kurum Bakımından Topluma Geçişte Çocuklar” adıyla Ankara Üniversitesi öncülüğünde yapılmıştır. Yine aynı yıl, koruyucu aile dernekleri ile birlikte Ankara’da “Ulusal Koruyucu Aile Evlat Edinme Çalıştayı” gerçekleştirilmiştir. 2014 yılında, “Kurum Bakımından Topluma Geçişte Gençler” adlı çalıştay yapılmış ve sorunlar derinlemesine analiz edilmiştir.

Tüm bu çalıştaylar vasıtasıyla alanda çalışan paydaş kurumlar arasında oldukça kapsamlı bir sinerji oluşturulmuştur. Çalıştaylar vasıtasıyla oluşan bilgi birikiminin ülkenin her noktasına yaygınlaştırılması, değişen sosyal hizmet modellerinin dernekler tarafından algılanışının anlaşılması ve yerelde çalışan derneklerin bu sürece daha fazla dahil edilmesi amacıyla, Sivil Düşün AB Programının katkısıyla “Yurt Dernekleri Geleceğini Tartışıyor” adlı çalıştay gerçekleştirilmiştir.

Düzenlenen bu çalıştayın devlet korumasında yetişen kardeşlerimizin refahının artmasına katkı sağlamasını ve derneklerimiz arasında oluşacak sinerji ile gelecekte kolektif bir yükselişin olmasını temenni ederim.

                                                                          

                                                                          Bayram Tunçbilek

                                                                     Yönetim Kurulu Başkanı


2. Yöntem

“Yurt Dernekleri Geleceğini Tartışıyor” adlı çalıştay, 4-5 Nisan 2015 tarihleri arasında Ankara’da düzenlenmiştir. Çalıştay, yerelde çalışan derneklerin katılabilmesi için cumartesi ve pazar günlerinde gerçekleştirilmiştir. Ayrıca, katılımın sağlanması ve fikirlerin hiyerarşinin olmadığı bir ortamda ele alınabilmesi için katılımcılara rahat kıyafetler kullanılması konusunda istekte bulunulmuştur.

Çalıştaya 15 ilden, toplam 15 sivil toplum örgütünden 35 temsilci katılım sağlamıştır. Katılımın azami düzeyde olabilmesi için il dışından gelecek katılımcıların ulaşım ve konaklama giderleri karşılanmıştır. Çalıştayın ilk gününde katılımcıların kaynaşması ve sivil toplumun kronik problemleri olan sosyal medya yönetimi, kaynak geliştirme, gönüllü yönetimi gibi konularda atölyeler düzenlenmiştir. Ayrıca, Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği Başkanı ve Çocuk Gelinler Platformu Sözcüsü Zeynep Mutlu tarafından “Çocuk Gelinler Platformunun Yolculuğu” konusunda bilgilendirme yapılmıştır. Gündem Çocuk Derneğinden Emrah Kırımsoy tarafından ise, “Çocuk Hakları Sözleşmesi ve Hak Temelli Çalışma” konusunda bir sunum gerçekleştirmiştir. İlk günün sonunda ise, tüm katılımcılar ile Ankara Kalesine bir ziyaret gerçekleştirilmiş ve Ankara’nın tarihi hakkında bilgilendirme yapılmıştır.

Çalıştayın ikinci gününde ise, ilk aşamada sorun analizi yapılmıştır. Bu çerçevede, katılımcılara alanda çalışan derneklerin karşılaştığı en önemli üç sorunu, dağıtılan kağıtlara yazmaları istenmiştir. Alınan yanıtlar dört başlık altında gruplandırılmıştır. Daha sonra, tüm katılımcıların bu gruplardan hangisinde yer almaları isteniyorsa o grupta sorunu ele alarak çözüm önerileri getirmeleri istenmiştir. Sorunların grup çalışmasında ele alınmasının ardından her grup 10 dakika çözümlerini sunmuştur.

Grup sunumlarının ardından, tüm katılımcılara dörder kağıt dağıtılarak, Güçlü-Zayıf-Fırsat-Tehdit analizinin mantığı aktarılmış ve bir güçlü yön, bir zayıf yön, bir fırsat, bir de tehdit yazmaları istenmiştir. Bu analiz sonucunda çıkan sonuçlar da katılımcılar tarafından kısa bir değerlendirmeye tabi tutulmuştur.

Son olarak, tüm katılımcılardan çalıştayı değerlendirmesi, dilek ve temennilerini aktarması için ikişer dakikalık konuşma yapması istenmiştir. Çalıştay, moderatörün genel bir değerlendirmesi ve raporlama süreci hakkındaki bilgilendirmenin ardından kapatılmıştır.

 

3. Katılım Sağlayan Örgütler

Afyon Yurtayder

Ankara Yurtayder

Bizim Çocuklar Gençlik Akademisi Derneği

Dijital Gönüllüler Girişimi

GAYADER

Hayat Sende Gençlik Akademisi Derneği

Hep Birlikte Geleceğe Girişimi

İstanbul Koruyucu Aile Derneği

Koruyucu Aile Evlat Edinme Derneği

Muş Yurtayder

Niğde Sevgi Evleri Derneği

Niğde Yurtayder

Yozgat Yurtayder

Yurtaysen

Yurtayder Genel Merkezi

 

*****************

Zeynep Meydanoğlu - Ashoka TURKEY

Emrah Kırımsoy - Gündem Çocuk Derneği

Zeynep Mutlu - Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği / Çocuk Gelinler Platformu

Yrd. Doç. Dr. Berna YAZICI - Boğaziçi Üniversitesi

 

4. Çalıştayda Görev Alan Gönüllüler

Elif Gökçe KAZANCIOĞLU - Koordinatör

Abdullah OSKAY - Moderatör

İlke Okur Çınargür - Moderatör

Bayram Tunçbilek - Moderatör

Melek Sağlam - Sosyal Medya Yönetimi

Dilek Ateşoğlu - Sosyal Medya Yönetimi

Mustafa Üçgül - Kamera Kayıt

Mustafa Dikyar - Fotoğraf Çekimi

Erhan Ersan - Raportör

Sadık Baş - Raportör

Ahmet Kurnaz - Sosyal Medya Eğitimi

Esra Ucarı - Gönüllü Yönetimi Eğitimi

 

5. Sorunlar ve Çözüm Önerileri

5.1. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile İlişkilerin Geliştirilmesi

5.1.1. Platform Oluşturularak Bakanlıkla İletişimin Tek Elden Sağlanması: Derneklerin tümünün, yıllardır gerçekleştirilmek istenen bir platform altında bir araya gelmesi, bakanlık ve il müdürlükleri bazında birlikte çalışmalar yapmasını kolaylaştıracaktır. Ayrıca, yapılan çalışmaların ve oluşturulan belgelerin daha resmi bir zemine oturması sağlanacaktır.

5.1.2. Bağımsız Denetim Yapılması: Yerel çalışan derneklerin kapasite ve donanımının artırılması, kurumsal yapılanmalarının geliştirilmesi gerekmektedir. Bunun ardından, il ve ülke bazında Bakanlık ile birlikte kurumların standartlarının veya sorunlarının bağımsız şekilde incelenmesi ve raporlanması uygun olacaktır.

 

5.2. Derneklerin İletişim Kapasitesinin Artırılması

                                    

5.2.1. Bireysel İletişim Problemleri: Devlet korumasında yetişen bireylerin aidiyet duyabileceği bir kurum olmalıdır. Dernekler, yurttan ayrılan bireylerin bu süreçte iletişim kurabileceği, aidiyet duygusu sağlayabileyeceği kurumlardır. Bununla birlikte, derneklerin çocukların kimliklerini daha rahat ifade edebileceği alanlar olması için isimlerinden yurt kelimesinin çıkarılmasının uygun olacağı, bunun yerine daha çok toplumu kapsayıcı, topluma yönelik mesaj verici isimler konulmasının uygun olacağı düşünülmektedir. Ayrıca, kurumdan ayrılan bireylerin, kurumda bulunan çocuk ve gençlerle sürekli diyalog kurmasının çocuk ve gençlere olumlu katkı sağlayacağı öngörülmekte ve kamunun bu süreci daha fazla teşvik etmesi gerektiği vurgulanmaktadır.

5.2.2. Kurumsal İletişim Problemleri: Derneklerin kurumsal olarak önemli iletişim problemleri bulunmaktadır. Çözüm olarak, derneklerin tek çatı altında toplanması ve tek kanaldan etkili bir iletişim yürütmesi gerekmektedir. Sosyal medya kanalları ve web sitesinin de aynı şekilde tek olmasının iletişimin daha sağlıklı yürümesi açısından fayda sağlayacağı değerlendirilmektedir. Ayrıca, derneklerin bir kısmının hak temelli bir kısmının da vicdan temelli çalışmalar yaptığı görülmektedir. Modern yaklaşımlara paralel olarak vicdan temelli vurguların terk edilmesi ve hak temelli yaklaşıma geçilmesinin sağlanmasının yerinde olacağı değerlendirilmiştir. Ayrıca, kariyerizm vurguları baskın olan derneklerin ve yöneticilerin sistemden dışlanması için gerekli çalışmaların yapılmasının yerinde olacağı vurgulanmıştır.

5.2.3. Toplumsal İletişim Problemleri: Anneler Günü, Babalar Günü gibi  kurumda kalan çocuk ve gençlerin de özel bir günü olmalıdır. Bu özel gün, bireylerin kendilerini özel ve önemli hissetmelerini sağlamanın yanısıra toplumun da bu bireylere daha olumlu bakmasını sağlayacaktır. Örneğin gelişmiş ülkelerde Kasım ayı ulusal evlat edinme ayı olarak kutlanmaktadır. Ayrıca, bu aylarda kurumlara yazı yazılıp personeli hem motive etmek hem de görev bilincinin artması düşüncesi ile yılın öğretmeni, yılın idarecisi, yılın sosyal hizmet uzmanı, yılın bakıcı annesi ve yılın başarılı öğrencisi seçilip ödül töreni gibi bir faaliyet düzenlenmesinin uygun olacağı düşünülmektedir. Bu faaliyetlerin ayrıca toplumsal anlamda devlet korumasında yetişen bireyleri ifade etmek için de faydalı olacağı değerlendirilmiştir.

                             

5.3. Kurumdan Ayrılan Gençlerin Derneklere Yönelmesinin Sağlanması

5.3.1. Kurumdan ayrılan gençlerin bir kısmının içe kapanık ve psikososyal sorunları olduğu görülmektedir. Ayrıca, bazı gençlerde maddi sıkıntılar, iş hayatına ve sosyal hayata uyumda zorluklar  bulunmaktadır. Bu durumların en aza indirilmesi ve ortadan kalkması için, kurumdan çıkmadan önce bu sorunlara yönelik kurumun, alanda çalışan derneklerin ve uzmanların eğitimler vermesi, gençleri hayata hazırlama dönemi gibi bir uygulamanın hayata geçirilmesi gerekmektedir. Bu gençlerin, bu eğitimler sayesinde sosyal farkındalıklarının artırılması, derneklerde ileride görev almalarını sağlayacaktır.

5.3.2. Kurum personeline yönelik çocuk ve gençlerin sorunlarının üstesinden gelebilmeleri için hizmetiçi eğitimlerin artırılması, bu eğitimlerin içerikleri oluşturulurken derneklerle ve çocuklarla işbirliği içinde odak grup toplantıları yapılarak eğitim programları şekillendirilmesi gerekmektedir. Bu sayede, eğitimlerin daha fazla sahiplenilmesi  ve içeriğinin doğru oluşturulması sağlanmış olacaktır.

 

5.3.3. Gençlerin işe yerleşme ve girebileceği kadrolar hakkında bilgi sahibi olmalarının yerinde olacağı düşünülmektedir. Bunun için Bakanlık bünyesinde derneklerin de desteğiyle her ilde kurumdan ayrılan bireyler için bir danışmanlık merkezi kurulması yerinde olacaktır. Gençlerin kurumlardaki sorumlular tarafından sıkça yanlış yönlendirildiği görülmektedir. Bu sayede, bu birimlerin denetiminin sivil toplum tarafından yapılması sağlanacaktır.

 

5.3.4. Gençlerin özel sektörde de işe girmeleri için Bakanlık tarafından kamu spotu hazırlanmalıdır. Örneğin, özel sektörde devlet korumasından ayrılan gençlerin çalışması durumunda SGK primlerinin 5 yıl boyunca devlet tarafından karşılanacağı konusunda yeterli farkındalık kamuoyunda oluşmamıştır. Bu süreçte derneklerin de katkılar sunması ve gençlerin işe yerleştirilmesi konusunda arayüz olmaları sağlanmalıdır.

 

5.3.5. Kurumdan yaşı dolmadan ayrılan veya gönderilen bireylerin mağduriyetinin giderilmesi için çalışmalar yapılması, bu gençlere ulaşmak için dernekler ve kamunun el ele vermesi, hayata uyumda sorun yaşayan bireylerin sorunlarının çözümü için çalışma yapılmasının uygun olacağı vurgulanmıştır.

 

5.3.6. Devlet korumasında yetişen bireylerin, sosyal dışlanmaya uğraması ve etiketlenmesi bireylerin, devlet korumasında bulunduğunu saklaması sonucunu doğurmakta ve bireyler gizlenmeyi en önemli hayata tutunma stratejisi olarak görmektedir. Bu durumun önlenmesi için kamu ve sivil toplum işbirliği içinde kapsamlıca çalışmalı, dernekler vasıtasıyla ulaşılacak başarılı kişilerin hikayeleri sosyal medya ve geleneksel medya araçlarında yaygınlaştırılmalıdır. Bu sayede hem etiketlenme ile mücadele edilecek, hem de halen yetişmekte olan çocuklara katkı sağlanacaktır.

 

5.4. Dernekler Arası İletişim ve İşbirliğinin Geliştirilmesi

 

5.4.1. Derneklerin tümünün kullanabileceği bir SMS PAKETİ alınması örgütlenme ve iletişimi oldukça ilerletecektir. SMS Paketi, hem hedef kitlemiz olan yurttan ayrılan bireylere ulaşmaya hem de dernek yöneticileri ile iletişimi sağlamaya önemli katkılar sunacaktır.

5.4.2. Dernekler arası bir e-posta zinciri kurulmasının yerinde olacağı değerlendirilmektedir.  

5.4.3. Sosyal medyada sadece dernek yöneticilerinin yer aldığı bir grup oluşturulacaktır. Bu sayede, dernek yöneticileri arasında fikir alışverişi daha hızlı gerçekleştirilecektir.

5.4.4. Dernekler arasında platform oluşturulması halinde hem üyelere, hem hedef kitleye, hem de karar alıcılara ulaşmak çok daha etkili olacaktır. Bahsedilen platform da dernekler yılda bir kez bir araya gelerek faaliyetlerini,  projelerini ve beklentilerini birbiriyle paylaşmalı ve raporlamasını yapmalıdır.  

5.4.5. “Koruma Altındaki Gençler Parlamentosu” oluşturulup gençlerin sorunlarını kendilerinin ele alması sağlanmalıdır. Ayrıca, bu parlamentonun yıllık toplantısına, alanda çalışan tüm STK’lar gözlemci statüsünde yer almak kaydıyla davet edilmelidir. Bu sayede, çocuk ve gençlerin sorun ve beklentilerinden tüm sivil toplum örgütlerinin haberdar olmaları sağlanmalıdır.  

5.4.6. Derneklerin kurumsal kapasitesini artırmak için alana ilişkin günlük olarak yapılacak basın taramalarının derneklerle paylaşılması yerinde olacaktır. Düzenli sağlanacak veri akışı sayesinde belirlenecek sorun alanlarında derneklerin kolektif bir şekilde mücadele etmesi daha kolay sağlanabilecektir.

5.4.7. Derneklerin önemli bir kısmının mali yapıları zayıftır. Bunu bertaraf etmek için derneklere yönelik kaynak geliştirme eğitimleri verilmelidir. Bu sayede güçlü yapıların oluşturulması hem karar alma süreçlerine erişimi kolaylaştıracak hem de hedef kitlenin pazarlık gücünü artıracaktır.  

 

6. Güçlü Zayıf Fırsat Tehdit Analizi

 

6.1. GÜÇLÜ YANLAR

Alanda çalışan istikrarlı derneklerin bulunması

Güçlü bir alt kültüre sahip olunması

Aile bilinci içinde hareket edilmesi

Birlik ve beraberlik duygusu içinde sorunlara yaklaşımda tecrübe kazanılması

Sorunlara karşı mücadeleci olunması

       

6.2. ZAYIF YANLAR

Birlikteliğin toplantılar dışında devam ettirilememesi

Dernekler arasında yeterli iletişimin kurulamaması

Tek çatı altında toplanılamaması

Potansiyelin farkında olunmaması

Dernekler arası liderlik yarışının bulunması

Bir kısım dernek yöneticilerinin siyasi kariyerizm amacı taşıması

İdari ve mali kapasitelerin yetersiz olması

Tanıtım ve iletişim yetersizliği

Eleştiriye açık olunmaması

Bakanlık ve il müdürlüklerinin zaman zaman derneklere ilgisiz kalması

Gereğinden fazla derneğin olması

 

6.3. FIRSATLAR

Zaman zaman olsa da tek ses olunabilmesi

Sendika veya platform gibi ağların kurulmaya başlanması

Üye potansiyelinin oldukça yüksek olması

Yurtta yetişmiş başarılı bireylerin kendini ifade etmekten çekinmiyor olması

       

6.4. TEHDİTLER

Menfaat sağlamaya çalışan kişilerin olması

Zaman zaman siyasi baskı altında kalınabilmesi

Proje üretme ve yönetmede zayıflıklar

Kaynak geliştirmede yaşanan sıkıntılar

Toplumda sivil örgütlenmelere olan yoğun güvensizlik

Sistemi dönüştürmeye odaklı çalışmaların yetersiz olması

Toplumun koruma altında yetişen bireylere dışlayıcı yaklaşımların bulunması

 

7. Sonuç ve Değerlendirme

Devlet korumasında yetişen bireylerce kurulan dernekler ile bu alanda çalışma yapan diğer derneklerin katıldığı bu ölçüde yapılan ilk toplantı olan “Yurt Dernekleri Geleceğini Tartışıyor” çalıştayı koruma altındaki çocuk ve gençlere ilişkin oldukça ufuk açıcı bir çalışma olmuştur.

Düzenlenen çalıştayda spesifik olarak örgütlenme sorunları ele alınmıştır. Bu bağlamda derneklerin hem kamuyla olan ilişkilerini hem de kendi yaklaşımlarını ele alması sağlanmıştır. Yanısıra, hedef kitlenin örgütlenme sürecine dahil edilmesi, dernekler arası iletişimin geliştirilmesi, derneklerin toplumla iletişim kurabilmesinin sağlanması, kaynak geliştirme konusunda kapasite geliştirilmesi gibi sorunlara yenilikçi çözümler analiz edilmiştir.

Bütün bu çalışmanın uzun soluklu bir yolculuğun ilk tohumları olduğu düşünülmektedir. Koruma altındaki çocuklar çocuk hakları alanının en az çalışılan kısımlarından birisidir.  Devlet korumasında kalan veya ayrılan gençler ise, sadece üniversite gençliği olarak düşünülen gençlik çalışmalarında marjinalize edilmiş bir gruptur.

Yapılacak çalışmalarla devlet korumasında kalan veya ayrılan gençlerin refahının 3 ila 5 yıllık bir vadede oluşturulacak bir ağ ve kurumsal kapasite geliştirme çabalarıyla çocuk ve gençlik çalışmalarının kapsamının genişletilmesi, koruma altındaki çocuk ve gençlerin sorunları hakkında başta toplumsal sahiplenmenin ve gönüllüğün sağlanması, ardından karar alıcılara ulaşarak etkili bir sistemik dönüşüme öncülük edilmesi hedeflenmektedir.  

Sistemik dönüşümün sağlandığı, çocuk refahı konusunda çağ atlamış bir Türkiye’yi hep birlikte oluşturabilmek dileğiyle.

İçeriği Paylaş:

İlginizi Çekebilir: