Lütfen web tarayıcınızın Javascript desteğini aktif ediniz!

YETİMHANELER BEBEKLERİ NASIL ÖLDÜRÜR?

YETİMHANELER BEBEKLERİ NASIL ÖLDÜRÜR?

YETİMHANELER BEBEKLERİ NASIL ÖLDÜRÜR?

Niçin Beş Yaşın Altındaki Hiçbir Çocuk Yetimhanede Olmamalı?

Maria Szalavitz

Birçok insan için, “yetimhane” kelimesi çocuklara karşı zorbalığı engelleyen Dickens’ın romanlarındaki sihirdir. Ben ne zaman beş yaşın altındaki çocukların asla kurum bakımına alınmaması gerektiğini yazsam, insanlardan yuva ve yurt gibi olanakların kuvvetli bir şekilde savunanlarını sesini yükseltiyor.

Halkın dikkati geçen dönemde bir yetimhaneden evlat edinildikten kısa bir süre sonra tek başına Rusya’ya eve gönderilen Artyom Savelyev’in korkunç durumuna odaklandı. Şimdi birçok insanın, bebeklerin yetimhanede büyümesinin savunulamaz olduğunu ve yuva/yurtların güvenli bir şekilde kapatılması gerektiğini bilme vaktinin zamanı geldi.

Doğrusu, ABD ve Batı Avrupa’da onyıllar önce yetimhaneler kapatıldı. Burada bebek yetimhanelerinin nesli, çocukların gelişimine verdiği onulmaz zararlar nedeniyle çoktan tükendi. Yetimhanelerin dünyanın geri kalanında da kapatılması sorunu ise halen önümüzde duruyor.

Maalesef Doğu Avrupa ve Çin’de toplumu, küçük çocukların yaşadığı “iyi” yetimhanelerin olduğuna yaygın şekilde inanıyor. Hatta New York Times’ta geçenlerde yayınlanan bir makale bile bunu destekledi. Makalenin iddia ettiğine göre araştırmalar, yetimhanelerin çocuklar için iyi olduğunu gösteriyor. Ne yazık ki bu makale, araştırmanın 6 yaş üzerindeki çocuklarla yapılan bir araştırma olduğunu not etme konusunda eksik kalmıştır. Yani, bu araştırma bebekler için olan yetimhanelere uygun düşmemektedir.

Yakın zamanda, Savelyev vakası üzerine yazılan bir baş makalede Times gazetesi şunu söylemiştir: “Rusya’nın yetimhaneleri sadece “aşırı kalabalık ve oldukça az personeli ve kaynağı var”. Buna karşılık, bizim ülkemizin yaptığı gibi, bu yazı koruyucu aileliğin yaygınlaşması ve bebek yetimhanelerinin tamamen kapatılmasından yana olmalıydı.

Neden mi? Bu konuyu “Sevgi İçin Doğmuş: Empati Neden Esas ve Nesli Tükenmekte (Born for Love: Why Empathy Is Essential—and Endangered) ” isimli kitabımızda tartıştığımız gibi, yetimhanelere yerleştirilen bebeklerin yaklaşık olarak üçte biri ölebilmektedir (çok erken bir çalışma bu ölüm oranını bulmuştur).

Geri kalan çocukların yarısı, genel popülasyonda görülen oranın en azından iki katı fazla olarak zihinsel hastalıklardan muzdarip olmakta. Yaşamın ilk yıllarında bir yetimhanede harcanan her ay IQ seviyesini azaltır ve davranışsal ve psikolojik problem riskini arttırır. Bu bilgi rasgele kontrollü araştırma yöntemi kullanılarak, tarafımızca bilimsel olarak kanıtlanmıştır.

“Bir yetimhanede olmak bir bebeği nasıl öldürebilir?” dediğinizi duyar gibiyim. Temel olarak, bebekler sevgisizlikten ölür. Bir bebek, büyüme hormonunun üretiminin ve bağışıklık sisteminin uyarılması için gerekli olan fiziksel yakınlık eşiğinin altına düştüğü zaman, bebeğin vücudu çökmeye başlar.

Araştırmalar bu etkiyi üreten psikolojik yola “Runt Sendromu” demekte. Bu sendrom ilk defa memeli hayvanlarda anlaşıldı. Bu hayvanların, aynı bebeklerde olduğu gibi, ailes, yanında yaşayanlardan daha küçük kaldığı anlaşıldı.

Bu hayvanlar annelerine, “Biz hayatta kalmak için çok güçsüzüz.” sinyalini göndermektedir. Anne de aldığı bu sinyalle, geri kalan yavrularının sağlıklı tutmak için kısıtlı kaynaklarını bunlara yönlendirir.

Sinyalleşme şu şekilde olur: Bazı hayvan türlerinde her bebek bir “tercih edilen” meme ucuna sahiptir. Güçsüz olanlar bu meme ucunu yeteri miktarda harekete geçirmek için güçlü bir şekilde emmezler. Sonuç olarak, anne meme ucunu daha fazla kullanan bebeği besler. Başka türlerde güçsüz hayvanlar meme ucuna ulaşamazlar ve o zaman anneleri onları yok sayar.

Maalesef ki, az gelişmişler için beyindeki büyüme hormonunun üretiminin yapılabilmesi için belli bir miktarda anne tarafından temas ve dokunma gereklidir. Büyüme hormonu olmaksızın, yiyecekler düzgün olarak metabolize edilemez ve büyüme ve gelişme ilerlemez. Müdahale olmazsa, az gelişmiş olan gelişmeyi başaramayacak ve esasen kaybolacak ve ölecektir.

İnsanlarda bağışıklık sistemi son derece etkilenmiş gözükmektedir; bu çocuklar özellikle her çeşit hastalığa karşı korunmasızdır. Çünkü büyük olasılıkla ilgenilmemiş olmak son derece streslidir ve stres hormanlarının yüksek miktarları bağışıklık sistemini çökertmektedir.

Aslına bakılırsa, insan bebeklerde “büyüme ve gelişmede başarısızlık”, yetimhanede de olsa ya da ciddi ebeveyn ihmaline maruz da kalsa bireyselleşmiş, anaç ve fiziksel olarak yakın bir ebeveyn ilgisinin yoksunluğu sonucunda meydana gelmektedir. Bebeklerin beyinleri sürekli neredeyse devamlı fiziksel bir temas, sallanma ve sarılma yaşayacağını umar. Bu olmadan, onlar tam anlamıyla gelişmezler.

Kısacası yetimhaneler, bebeklerin yeterli büyüme hormonu ve empati geliştirmeleri için ihtiyaç duydukları yoğun bireysel ilgiyi sağlayamaz. Bu arada, bu yüzdendir ki yetimhanede yetişen bebekler neredeyse daima fiziksel olarak daha küçüktür ve hatta çok da mükemmel olmayan ebeveynlerle yetişen bebeklerden daha küçük başlara ve beyinlere sahiptir.

Dahası, bu bizim anladığımız fizyolojinin sadece bir kısmı. Bir bebek birinin dünyasının merkezinde olmadığı zaman, bu bebek birçok uyarılmayı ve deneyimi kaçırmaktadır. Henüz bu durumun diğer beyin ve vücut sistemlerini nasıl etkilediği kapsamlıca araştırılmadı. Fakat stres sisteminin vücuttaki neredeyse her hücreyi etkilediğini biliyoruz. Evlat edinmiş aileleri ve çocukların kendilerini hüsrana uğratan duygusal ve davranışsal problemler çoğunlukla önlenebilir. Bu çocuklar eğer sonradan yoğun bir duygusal sevgi görürse önemli bir ölçüde direnç geliştirerek hayata tutunur.

Peki bebek yetimhaneleri niçin hala var? Bu durum maliyetle ilgili değil. Bir araştırmaya göre, aslına bakılırsa, koruyucu ailelik bebeği kurumda tutmaktan en az altı kaç daha ucuzdur.

Sorun, yetimhanelerin zararlı olmadığı algısıyla alakalı. Bir de tabi ki ailelere değil kurumlara para sağlamayı önceleyen kültürel ve yardımlaşma inancı var.  Bununla mücadele etmek için tek yol bu konuda bilinci arttırmak ve devletleri ve kaynak ayıran kurumları tüm çocuklara insancıl, aile temelli bakım sağlamayı özendirmektir. Bebek yetimhaneleri zararlıdır ve bu yetimhanelerin varlığı için meşru hiçbir gerekçe yoktur.

 

Bu makale, Hayat Sende Gönüllüsü Büşra ERDOĞAN tarafından şuradan çevrilmiştir.

İçeriği Paylaş:

Yazar Hayat Sende

Hayat  Sende
Devlet koruması altındaki çocuk ve gençlerin hayata eşit, güçlü ve ayrımcılığa uğramadan atıldığı bir dünya için Hayat Sende...

İlginizi Çekebilir: