Lütfen web tarayıcınızın Javascript desteğini aktif ediniz!

Terk Edilmiş Bebekler: Türkiye’deki Terk Edilmiş Bebek Haberlerinin İncelenmesi

Terk Edilmiş Bebekler: Türkiye’deki Terk Edilmiş Bebek Haberlerinin İncelenmesi

Terk Edilmiş Bebekler: Türkiye’deki Terk Edilmiş Bebek Haberlerinin İncelenmesi

Zekiye Karaçam

Division of Midwifery, Aydin School of Health, Adnan Menderes University, Aydin, Turkey

*Corresponding author: Prof. Zekiye Karaçam, Division of Midwifery, Adnan Menderes Üniversitesi, Aydin Sağlık Yüksekokulu, 09100 Aydin, Turkey, Tel: 90-256-2148041, Fax: 90-256-2124219, E-mail: zkaracam@adu.edu.tr, zekiyekaracam@yahoo.com

Özet

Bu çalışmanın amacı Türkiye’deki gazetelerde yayımlanmış terk edilmiş bebek hikâyelerini incelemekti. Geriye dönük ve betimsel bu çalışmada, Türkçe yayımlanan gazetelerdeki bebek ölümleri ve istismarı incelendi. 01.01.2013 ve 31.12.2014 tarihleri arasında yayımlanmış 80 gazetede, 88 bebek rapor edildi. Bu bebeklerin yirmi sekizi (%31.82’si) terk edilmişti. Terk edilmiş bebeklerden 25’i ölmüştü, 23’ü yeni doğmuş ve çoğu evli olmayan anneleri (n=12) veya kimliği belirsiz kişiler (n=14) tarafından ölüme terk edilmişlerdi. Bu bulgu, terk edilmiş bebeklerin önemli bir bebek sağlık problemi olduğunu ortaya çıkardı. Çocukların yaşamlarının ve sağlıklarının korunması ve geliştirilmesi, istenmeyen gebeliklerin önlenmesiyle, bebeklerini terk etmeleri yüksek ihtimal olan kadınların belirlenmesiyle ve bu kadınlara bebeklerini güvenli bir şekilde bırakmaları için danışmanlık yapılmasıyla katkı sağlanabilir.

İçerik

Terk edilmiş bebekler, genel anlamıyla, ölüme terk edilmiş veya başkaları tarafından bulunmuş bebeklerdir. Bebekler terk edilir, çünkü istenmezler. Terk edilmiş bebekler, diğer bir deyişle çocuk istismarı ve ihmali, bütün yaş gruplarında sıkça görülebilen ciddi bir problemdir. Ayrıca, karmaşık nedenleri olmakla beraber, tıbbi, yasal, gelişimsel ve psikososyal kapsamı olan trajik sonuçları vardır. Türkiye’de terk edilmiş bebekler üzerinde yapılmış herhangi bir çalışma yoktur. Bununla birlikte, bebek ölümlerinin sebeplerini inceleyen bir çalışmada, geç yeni doğan ölümlerinin %0.1’inin ihmal ve istismarla alakalı olduğu rapor edilmiştir. Türkiye’deki Adli Tıp raporlarına dayanan başka bir çalışmada, 0-1 yaş arası 328 bebek ölümünün %8’inin istismar ve ihmal bebek ölümü vakaları olduğu ortaya çıkarılmıştır. Bu açıklama Türkiye’de mevcut terk edilmiş bebeklerin durumuna dikkat çekmek için yazılmıştır.

Yakın zamanlarda gazetelerde yayımlanan bebek istismar ve ölümlerinin hikayelerini incelemeyi amaçlayan bir çalışma yürüttük. Bu çalışmada gazete raporlarının kaynak olarak seçilmesinin sebebi, gazetelerde yayımlanan terk edilmiş bebek vakalarının erişilebilir ve güvenilir bir veri kaynağı olmasının yanı sıra verinin ülkedeki bütün vakaları içermesiydi. Ocak 2015 tarihinde yürütülen bu geriye dönük betimsel çalışmada, internet aracılığıyla erişilebilen ve 100,000’in üzerinde tirajı olan Türkçe yayımlanmış on gazete, 01.01.2013 tarihinden 31.12.2014 tarihini kapsayan iki yılı aşkın bir süre zarfında incelenmiştir. Bu gazetelerin sayılarında rapor edilen bebek ölümler, ve istismarı “bebek ölümleri”, “bebek ve ölüm”, “bebek ve şiddet” ve “şiddetin bebeği” anahtar kelimeleri kullanılarak taranmıştır. Haber kaynağında 80 haber Türkiye’de raporlanmıştı ve 0-12 aylık bebeklerle alakalıydı. Veriler, bebeklerle ilgili haberdeki bilgileri kayıt altına almak için geliştirilmiş veri çıkarma aracıyla toplandı. Veriler sayı ve oranla değerlendirildi.

Türkiye’deki 0-12 aylık bebek ölümleri ve istismarıyla ilgili seksen haber hikayesi bulundu, bu hikayelerde 88 bebekten bahsedilmişti. Bu bebeklerin yirmi sekizinin (%31.82, n = 28/88) terk edildiği ve maalesef bunun sonucunda, bu terk edilmiş bebeklerin 25’inin ölmüş olduğu bildirildi. Terk edilmiş bebeklerin bazı özellikleri Tablo 1’de verilmiştir. Yirmi üç bebek yeni doğmuştu, 14’ünün cinsiyeti bilinmiyordu, çoğu bekar olan anneler (n = 12) ve kimliği belirsiz kişiler (n = 14) tarafından ölüme terk edilmişti. Bütün bebekler, boş arazi, çöplük, konteynır, atık yığını, çöp poşeti, boş evler, çatılar ve apartman boşluğu gibi bebekler için uygun olmayan yerlerde bulunmuşlardı. Ayrıca, hayatta kalan üç bebek mezarlık, çöp konteynırı ve boş arazi gibi yine bebekler için uygun olmayan yerlerde bulunmuştu. Bu vakalar Türkiye’nin 21 ilinde meydana geldi. 1998-2005 yılları arasındaki İngiltere medya raporlarına dayanan bir araştırma, 16 terk edilmiş bebek vakası bildirildiğini saptamıştır. Bu sırada, Danimarka’da 1997-2008 yıllarını kapsayan bir araştırma 12 terk edilmiş bebek vakası bulmuştur; terk edildiklerinde, bu bebeklerin sadece beşinin hayatta olduğu düşünülüyordu ve bu durumun daha çok genç, evli olmayan, ilk çocuğuna hamile olan ve hamileliklerini inkar halinde olan kadınlar arasında daha yaygın olduğu bildirildi. Bu bulgular terk edilmenin bebekler için ciddi tehlike arz ettiğini ve sağlık çalışanlarının bebek ölümlerini azaltmak için bunu göz adı etmemeleri gerektiğini gösteriyor.

Tablo 1: Gazetelerde yayımlanmış terk edilmiş bebek haberleri verileri (N = 28)

Veri

Rakam (%)

Bebeklerin yaşı

Yeni doğmuş (0-28 Günlük)

1-3 aylık

 

23 (82.14)

5 (17.86)

Cinsiyet

Kız

Erkek

Bilinmiyor

 

6 (21.43)

8 (28.57)

14 (50.00)

Hayati durumu

Hayatta

Ölü

 

3 (10.71)

25 (89.29)

Ebeveynlerin özellikleri

Evli olmayan anneler

Evli olmayan anne ve baba

Boşanmış anne

Bilinmiyor

 

12 (42.86)

1 (3.57)

1 (3.57)

14 (50.00)

 

Bebek ölümlerinde biyoloji, psikoloji, fiziksel ve sosyal çevre ve hizmet alımı dahil birçok faktör etkili olabilir. Bununla birlikte, genelde, bebek ölümlerini inceleyen araştırmacılar, fiziksel ve sosyal çevrenin sebep olabileceği ihmal ve istismardan kaynaklı olarak gerçekleşen terkler ve cinayetleri direk olarak incelemeye almamışlardır. Bu ölümlerin diğer bebek ölümleriyle beraber gruplandırılmış olması muhtemeldir. Türkiye’deki ulusal veriye dayanan ve son zamanlarda yapılan kapsamlı bir araştırmada, ihmal veya istismardan kaynaklanan bebek ölümlerinin oranı % 0,1 olarak verilmiştir.

Bebek ölümleri ya da bebeklerin terk edilip başkaları tarafından bulunması ciddi ihmal veya istismar suçu olarak düşünülebilir. Bebekler istenmedikleri için terk ediliyorlar. Bebeklerin terk edilme vakaları yaygın olmamasına rağmen, var oldukları ortadadır ve genelde polis teşkilatı, itfaiye servisi, hastaneler ya da acil departmanlar tarafından suç vakası olarak bildirilirler. Amerika Birleşik Devletleri’nde bu farklı bebek grupları arasındaki ayrım, “pansiyoner bebekler”, “terk edilmiş bebekler” ve “atılmış bebekler” şeklinde yapılmıştır. İlk iki grup (pansiyoner bebekler ve terk edilmiş bebekler) hastanede bırakılmış bebeklerdir; bu bebekler 12 ay ya da daha uzun süre alternatif gözetime yerleştirilir. “Terk edilmiş bebekler” hastaneler yerine, bakım ya da denetim olmaksızın halka açık yerlerde terk edilmiş olanlardır, buna ek olarak, öldürülenler de bu gruba girer. Son yıllarda, ABD’de bebeklerin güvenli bir ortama bırakıldığından emin olmak ve bebek ölümlerini önlemek için “Güvenli Cennet” ya da “Musa Bebek” yasa tasarıları sunuldu. Aynı amaçla, “anonim doğurma seçeneği” ya da “bebek yumurtaları” birçok Avrupa ülkesinde bulunmaktadır. Bebek yumurtaları biyolojik ebeveynlerin yeni doğan bebeklerini getirebildiği ve anonim olarak bulunması ve bakımının üstlenilmesi için bırakabildiği güvenli bir yerdir. Ashai ve Ishimoto, bebek yumurtalarının çok fazla yararları olduğunu ve kullanılacak en iyi yöntem olmamasına rağmen, toplumda bebekler ve ebeveynleri için sosyal açıdan önemli bir acil sığınak olarak gerekli olduğunu belirtti. Bu sırada, Türkiye’de çocukların korunmasıyla ve annelerin doğum yaptığı hastaneye bebeğini anonim olarak bırakabileceğiyle ilgili önemli yasal reformlar gerçekleştirildi. Sağlık görevlilerinin bebeklerin güvenli bir şekilde terk edilmesiyle ilgili mevcut kanunları bilmesi ve annelere bu konuda tavsiyeler vermesi büyük ölçüde önem taşır.

Sağlık görevlileri, özellikle ebeler, hemşireler ve doktorlar bebeklerin sağlığını doğumdan önce doğum sırasında ve sonrasında korumak ve geliştirmek için önemli görevlere sahiptirler. Görevlerini yerine getirirlerken, işlerini planlamada ve hazırlamada bebek terk edilme konusuna duyarlı olmalılardır. Bebeklerin terk edilmesini ve ardından gelen ölümlerini önlemek için istenmeyen gebelikleri önlemek mecburi gibi görünüyor. Bu doğrultuda, genç ve evli olmayan kadınlar gibi özel risk grupları arasında etkili aile planlamanın kullanımını artırmak için eğitim ve danışmanlık hizmetleri sağlamak gerekli ve önemlidir. Toplumdaki bilinci artırmak için, özellikle sağlık görevlilerine, öğretmenlere, din görevlilerine, ebeveynlere ve gençlere yönelik, bu konuda projeler hazırlanıp uygulanabilir. Bu kapsamda, eğitim ve danışmanlık hizmetleri özellikle lise ve üniversite öğrencilerine, madde bağımlısı çocuğu olan ebeveynlere, zihinsel ya da fiziksel engelli çocuklara ve okula gitmeyen gençlere verilebilir. Ek olarak, sağlık çalışanları hasta popülasyonlarında gebeliklerini inkar halinde olan kadınları belirlemek için özel dikkat göstermeli ve bu kadınlara bebeklerini güvenli bir şekilde bırakmaları için danışmanlık yapmalıdırlar. Ayrıca, terk etme ya da diğer kasıtsız dış faktörlerden yüzünden gerçekleşen bebek ölümlerini önlemek için, sağlık işçilerinin polis, yerel yönetim ve sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği içinde çalışması gerekmektedir.

Çıkar Çatışması

Bu araştırmayla alakalı bir çıkar çatışması ya da herhangi bir finansal destek yoktur.

Bu yazı, Hayat Sende Derneği için Fundagül Arslan tarafından aşağıdaki bağlantıdan Türkçe’ye “Gayriresmi resmiden üstündür.” ilkesiyle çevrilmiştir.

Yazının orijinal linkine ulaşmak için tıklayınız.
Siz de Hayat Sende’ye bağışta bulunun, koruma altındaki çocuk ve gençlerin hayatlarına umut olun. Bağışlarınız için tıklayın.

İçeriği Paylaş:

Yazar Hayat Sende

Hayat  Sende
Devlet koruması altındaki çocuk ve gençlerin hayata eşit, güçlü ve ayrımcılığa uğramadan atıldığı bir dünya için Hayat Sende...

İlginizi Çekebilir: