Lütfen web tarayıcınızın Javascript desteğini aktif ediniz!

SOSYAL DIŞLANMA VE GÜÇLENDİRMEYİ ÖZÜMSEMELİYİZ

SOSYAL DIŞLANMA VE GÜÇLENDİRMEYİ ÖZÜMSEMELİYİZ

SOSYAL DIŞLANMA VE GÜÇLENDİRMEYİ ÖZÜMSEMELİYİZ

Hemen her gün sosyal medya üzerinden gönüllü çalışmalar yapan birisi proje hazırlamakta olduğunu ve kendisine yardımcı olup olamayacağını belirten bir mesaj atar. Ben de uzmanlaştığım alandan dağılmamaya ve elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışırım. Veya jüri olarak katıldığım proje yarışmalarında incelediğim projelerde üzülerek görürüm ki, hazırlanan projeler literatürden, gerçeklerden ve proje hedef kitlesinin ihtiyaçlarından tamamen kopuktur.

İşte tam da bu anda proje sunulabilecek birçok hibe programının temelinde yer alan sosyal dışlanma üzerine bir kitaba rastlayınca okumadan geçemedim. Kitap, sosyal alanda hazırlanacak birçok projeye arkaplan sağlayabilecek kadar hacimli. Ayrıca, sosyal dışlanma, güçlendirme, sosyal içerme gibi modern sosyal politika araçlarının birçok unsurunu içinde barındırmakta.

“Sosyal Dışlanma ve Aile: Sosyal Hizmet Müdahalelerinde Güçlendirme Yaklaşımı (Maya Akademi Yayınları)” isimli kitap, uzun zamandır sosyal politikaların ana tartışma konularından birisi haline gelen sosyal dışlanma ve sosyal içerme kavramlarını kapsamlıca ele alıyor. Hemen herkesin genel geçer kullandığı bu kavramların içeriği, mücadele yöntemleri, felsefi ve hukuki arkaplanı gibi konularda yeterli ayrıntıda bilgi içermekte. Kitaptan derlediğim notlarımdan bazıları ise aşağıda.

Sosyal dışlanma kavramı ilk defa 1970’lerde Fransa’da kullanılan bir kavram. Bugün ise Avrupa Birliği’nin Amsterdam ve Lizbon Anlaşmalarıyla Birliğin amaçları arasında yerini almış durumda. Kapitalist sistemin doğası gereği yarattığı sosyal dışlamacı süreçler, devletlerin ve uluslararası kuruluşların aktif müdahalesi ile bertaraf edilmeye çalışılmakta.

Sosyal dışlanma, bireyin toplumsal süreçlere katılımını engelleyen tüm süreçlerin bütünü. Sosyal olarak dışlanmış bireylerin sosyal olarak yalıtılmış ve toplumla ilişikileri kırılganlaşmış hale geliyor. Yaşlılar, işsizler, cinsel yönelimi farklı bireyler, parçalanmış aileler, göçmenler kitapta sosyal dışlanma bağlamında analiz edilmiş gruplar.

Kitapta özelllikle işsizliğin sosyal dışlanmaya neden olduğu kapsamlıca ele alınmış. İşsizlik oranlarının yüksekliği, işsiz büyüme (jobless growth) fenomenin küresel kapitalizmin ana dinamosu haline geldiği günümüzde, işsizliğin bireyler üzerinde yarattığı sosyal dışlanma süreçleri tüm toplumların kırılganlığını artırıyor. Bölümün yazarları en azından sosyal güvenlik şemsiyesinin istihdama bağlı olmaktan çıkarılması gerektiği hususunu ısrarla vurguluyor. İşsizliğin yalnızca ekonomik olarak ele alınmaması gerektiğini belirten yazarlar, ailelerin parçalanması, suça yönelimlerin artması, bireylerin iş arkadaşlarının olmaması gibi sosyal maliyetinin de hesaba katılması gerektiğini ele alıyor.

Yaşlanma sürecinde sosyal dışlanma bölümünün yazarı da yaşlılığın geleneksel toplumun aksine modern toplumda sosyal dışlanmayı artıran bir etken olduğunu belirtiyor. Bölümün yazarı, modern sosyal hizmetlerin kişilere ve devlete bağımlı olmayan, aktif ve sağlıklı bir yaşlanmayı hedeflemesi gerektiğini vurguluyor. Geleneksel olarak yaşlıya bakım vermekle yetinen sosyal politikalar bugün yaşlının toplumla bütünleşmesi, kaybolan statü ve rollerinin yeniden kazanımı gibi hedefleri de içermesi gerektiğini vurgulayan yazar, toplumun bireyin benlik algısı ve özedeğeri üzerindeki etkisinden dolayı, yaşlılara yönelik işe yaramaz gibi algılarla mücadele edilmesi gerektiği hususunu bilhassa vurguluyor. Yazara göre yaşlılara ilişkin olumsuz söylem ve tavırlarla mücadele edilmesi yaşlıların hayata entegrasyonu için önem arz etmekte. Önceki yıllarda koruma altındaki çocuklara ilişkin toplumsal algılarla mücadele amacıyla yürütmüş olduğumuz “Sosyal Duvarları Yıkalım” projesi bu noktada örnek bir proje olarak ele alınabilir.

Kısacası, sosyal dışlanmayı deneyimleyen farklı gruplara ilişkin akademik değerlendirmeleri içeren kitap, özellikle sosyal politika alanında proje yazmak isteyen kişi ve kurumların mutlaka okuması ve sosyal dışlanma, güçlendirme, sosyal içerme gibi kavramları anlaması için oldukça hacimli bir katkı sağlayacaktır. Bu sayede, projelerin içerikleri daha doğru üretilecek ve sosyal faydaları  çoğalacaktır.

İçeriği Paylaş:

İlginizi Çekebilir: