Lütfen web tarayıcınızın Javascript desteğini aktif ediniz!

MÜSLÜMAN ÜLKELERDE KORUNMAYA İHTİYACI OLAN ÇOCUKLAR

MÜSLÜMAN ÜLKELERDE KORUNMAYA İHTİYACI OLAN ÇOCUKLAR

MÜSLÜMAN ÜLKELERDE KORUNMAYA İHTİYACI OLAN ÇOCUKLAR

Gelişmiş Batı ülkelerinde yuva ve yurt bakımı neredeyse tamamen terk edilmiş durumda. Müslüman ülkelerde ise hala kışla tipi bakım denilen büyük ölçekli yuva bakımı veya kısaca personel eliyle bakım hala hakim model olarak varlığını sürdürmekte. Bu bakım modelinin ise çocuklara verdiği zararları artık dünya alem biliyor ve terk etmeye çalışıyor. Tabi kültürel farklılıklar da bu süreçte önemli rol oynuyor.

Geçtiğimiz günlerde Hayat Sende’den Bayram Tunçbilek ile birlikte katıldığımız Müslüman Ülkelerde Koruyucu Aile Uygulamalarını ele aldığımız çalıştay oldukça öğreticiydi. Çalıştaya Mısır’dan Hope Village Society, Endonezya’dan Muhammadiyah, Ürdün’den Jordan River Foundation, Kırgizistan’dan Family to Every Child (F2EC), Lübnan’da Filistinli mülteciler için çalışmalar yapan Naba’a ve Türkiye’den de hayat Sende Derneği katıldı.

Çalıştayın ana teması Müslüman ülkelerde koruyucu aile uygulamalarının yaygınlaştırılmasında karşılaşılan zorlukların ele alınmasıydı. Çalıştayda aile temelli hizmetlerin yaygınlaştırılmasında karşılaşılan zorluklar üç ana odakta toplandı.

  1. Yuvalara ve yurtlara bağış yapmanın oldukça kolay olmasının ve aile temelli hizmetlere bağış yapılmak istenmemesi

  2. İslam inancında evlat edinmenin mahremiyetten kaynaklanarak yasak olmasından dolayı toplumda evlat edinme, koruyucu aile ve kafala gibi modellere ilişkin kafa karışıklığı

  3. Dini otoritelerde ve dini çalışmalar yapan üniversite veya fetva makamlarında bu konuya ilişkin yeterince bilgi bulunmaması.

Söz konusu sorunların çözümü konusunda Müslüman ülkelerin hemen hepsi bambaşka çalışmalar gerçekleştirmekte. Yetersiz bir teknik kapasite ve İslam inancının bambaşka kültürlerde bambaşa yorum ve uygulamaları işleri oldukça zorlaştırmış durumda.

Çalıştayda ortaya konan ana odaklardan en önemlisi, Müslüman ülkelerin uygulamacılarının ve dini otoritelerinin daha fazla işbirliği yapması; fıkıh, içtihat ve sünnet odağında bu sorunun çözümü ve aile temelli hizmetlerin yaygınlaştırılması için çalışmasıydı. Ayrıca, aile temelli hizmetlere ilişkin dini literatürün de diğer ülkelerin diline veya İngilizce’ye çevrilmesine duyulan ihtiyaç göze çarpmaktaydı.

Hayat Sende olarak bizler de bu konuları oldukça etkili bir şekilde anlamaya, dinlemeye çalıştık. Ülkemizdeki modellerin başarısının Müslüman ülkeler arasında ay gibi parlaması ise göğsümüzü kabarttı. Hemen hepsi, hem Hayat Sende’nin projeleri hem de Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ve dini otoritelerimizin çalışmalarını yerinde incelemek için Ankara’ya ziyaret yapmak için niyetlerini belirtti. Hatta çalıştaydan sonra yuvalarında 800.000 çocuğa bakan Endonezya'dan Mohammadiyah Derneği ile birlikte Ankara'da Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü, Türkiye Diyanet Vakfı Kadın Aile ve Gençlik Merkezi ve Vakıflar Genel Müdürlüğünü ziyaret ettik. Önümüzdeki dönemde bu konuya ilişkin ziyaretleri ve öğrendiklerimizi de aktaracağız.

Şimdilik, sevgilerimizle.

İçeriği Paylaş:

Yazar Hayat Sende

Hayat  Sende
Devlet koruması altındaki çocuk ve gençlerin hayata eşit, güçlü ve ayrımcılığa uğramadan atıldığı bir dünya için Hayat Sende...

İlginizi Çekebilir: