Lütfen web tarayıcınızın Javascript desteğini aktif ediniz!

KORUMA ALTINDAKİ ÇOCUKLARIN UĞRADIĞI AYRIMCILIĞI ÖNLE

KORUMA ALTINDAKİ ÇOCUKLARIN UĞRADIĞI AYRIMCILIĞI ÖNLE

KORUMA ALTINDAKİ ÇOCUKLARIN UĞRADIĞI AYRIMCILIĞI ÖNLE

Ülkemizdeki duyarlılık kavramının yanlış anlatılması ve kavranmasından dolayı birçok doğrudan ve dolaylı ayrımcılıkla karşı karşıyayız.

Türkiye’de birçok kesimde “sekter demokrasi” anlayışı var. Toplum kendi sorunların duyarlı iken, “öteki” diye adlandırılan toplumsal grubun sorunlarına karşı duyarsız.

İnsanlar, ayrımcılığa uğrayan diğer toplumsal gruplarla karşılaştırıldığında devlet korumasındaki çocuk ve gençlerin sorunlarının farkında olduklarını ve buna karşı fazlaca duyarlı olduklarını düşünüyor. Ancak bu “duyarlılık” incelendiğinde; SMS mesajları göndererek yardım yapmanın, Kurban Bayramında deri göndermenin, yardım kutularına para atmanın, bir etkinlik ile yurtları ziyaret etmenin ve bu faaliyeti desteklemenin devlet korumasındaki çocuk ve gençlerin sorunlarının çözümü olduğunu düşünüyor.

Halbuki bu etkinlikler devlet korumasındaki çocuk ve gençlerin “yardıma muhtaç” ya da “aciz” olduğu kalıplarını güçlendirme, dolayısıyla toplumsal eşitsizlikleri yeniden üretme potansiyeli taşıyor.

Devlet korumasındaki çocuk ve gençler ne homojen bir grup ne de sorunlarının çözümü kurban bayramında gelen deri ile sınırlı. Asıl mesele, ayrımcılık ve ötekileştirme etrafında gelişen insan hakları ve eşitlik meselesi.

Bütün bu kalıp yargılar kırılmadan, devlet korumasındaki çocuk ve gençlerin haklarının hayata geçirilmesi yönünde sosyal ve politik araçlar geliştirilmediği sürece ayrımcılık ve ötekileştirme ile mücadele çok zor.

Devlet korumasındaki çocuk ve gençlere yönelik ayrımcılık ve etiketleme ile mücadele için toplumsal bilinci dönüştürerek aktif yurttaşlık becerileri geliştirilebilecek alan sivil toplumda yapılan hak temelli çalışmalar öne çıkmalı. Bu yüzden hak temelli çalışma bu kadar hayati bir öneme sahip.

Bu temeller üzerine şekillendirilmeyen yaklaşımlar ise faydadan çok zarar getirdiği gibi, başarızlığa da yazgılı.

Hayat Sende'de yıllardır biz böyle yapıyoruz. Bizden söylemesi…

 

Hasan Oğuzhan Aytaç tarafından yazılmıştır.

İçeriği Paylaş:

İlginizi Çekebilir: