Lütfen web tarayıcınızın Javascript desteğini aktif ediniz!

Çocuklara Zarar Vermek, Topluma Zarar Vermek Demek

Çocuklara Zarar Vermek, Topluma Zarar Vermek Demek

Çocuklara Zarar Vermek, Topluma Zarar Vermek Demek

Potansiyellerini geliştirebilmeleri için, çocukların bir ailenin sevgisine, bakımına ve dikkatine ihtiyacı vardır. Duygusal destek beynin gelişimi için gereklidir ve küçük yaştan itibaren bu yakın ve sevgi dolu temas olmazsa en küçük bebek bile zarar görür. Ailenin çocukların hayatındaki merkezi önemi, Çocuk Hakları Sözleşmesi’nde (UNCRC) de kabul edilmektedir.

Normal bir beyin gelişiminin gerçekleşmesi için, küçük bir çocuğun bakıcıya ve ihtiyaçlarına cevap veren bir ortama ihtiyacı vardır. Ana bakıcıya sağlıklı bir bağlanma imkanından yoksun olarak, kurumlarda büyümekte olan çocuklar ciddi bozukluklar yaşarlar.

On yıllarca yapılan araştırmalar, kurum bakımının bir çocuğun ihtiyacı olan bire bir bakımı, sevgiyi ve dikkati sağlamayacağını gün yüzüne çıkardı. Araştırmacılar, bu ortamda büyüyen çocukların beynindeki yapısal ve işlevsel değişiklikleri belgeledi. Sonuç olarak onların fiziksel, bilişsel ve duygusal gelişimi ciddi hasar görmekte.

Kurumlardaki çocuklar, ailede büyüyen aynı yaştaki çocuklardan daha küçük ve daha zayıf olma eğilimindedir. Ayrıca gelişimsel kilometre taşlarına ulaşma konusunda da daha yavaştır. Bu çocuklar, zayıf bilişsel performans göstermekte, IQ'ları ortalamadan daha düşük olabilmekte veya okulda kötü performans gösterebilmektedirler. Sonuç olarak, özel eğitim ve meslek okullarına yönlendirilmekte, bu da yaşamın ilerleyen dönemlerinde onların istihdam olanaklarını kısıtlamaktadır. Kurum bakımında büyümekte olan çocuklarda iletişim sorunları da yaygın görülmektedir. Duyarsızlaştırılmış davranışlar ve kısıtlı sosyal etkileşim ile çocuklar normal ilişkiler kurma konusunda daha sonra ki hayatlarında da zorluklar çekebilirler.

Bir insanın sahip olabileceği beyin hücrelerinin %80’inin insan hayatının ilk 3 yılında oluşması sebebiyle erken yaşlardaki kurum deneyimi özellikle yıkıcı olduğunu belirtilmekte. Bir çocuk ne kadar erken kurum bakımına alınırsa, yarattığı hasar bir o kadar derin olacaktır.

Bu durum tamamen çocuk haklarının korunmaması ile alakalı olduğu gibi toplumun tamamı için de önemli sonuçlar doğurmaktadır. Gelişimlerine yapılan yıkıcı etki, hayatlarının geri kalanını etkileyecek, onları ilerleyen zihinsel sağlık sorunları riski altına sokacak ve istismara açık hale getirecektir.

Genç yetişkinler için genellikle hiçbir destek ağı yoktur, istihdam için mücadele ederler ve temel refah için devlete bağımlı olurlar. Kurum bakımından ayrılan genç yetişkinlerin insan ticareti, sömürü, işsizlik, evsizlik ve depresyon mağduru olma ihtimalleri daha yüksektir. Aile yaşamı konusunda tecrübesiz birçok kişi ebeveyn oldukları zaman çocuklarını kurum bakımına bırakmamak ve sorunu bir nesilden diğerine aktarmamak için mücadele ederler.

Ayrımcılık, kurum bakım sistemlerinde de kol gezmektedir. Savunmasız gruplardan olan çocuklar, Roman çocukları ve engelli çocukların özellikle kurum bakımına alınma riskleri yüksektir ve Avrupa’da kurum bakımında kalan çocukların büyük çoğunluğunu oluştururlar. Kurumda yetişmiş bireylerin etiketlenmesi yetişkinlik dönemine uzanan uzun süreli olumsuz etkileri de beraberinde getirir.

Bütün bu faktörleri göz önüne alırsak, kurum bakımının uzun vadede maliyet etkin olmadığı ve vergilerin iyi bir şekilde kullanılmadığı açıktır. Ek yatırımların işsizlik, antisosyal davranışlar ve ebeveynlik becerilerinin eksikliği sorunlarının çözümüne ayrılmasına ihtiyaç duyulurken, çok daha büyük bir yatırım ihtiyacı aile temelli bakım ve aile destek hizmetlerinin desteklenmesi alanında hissedilmektedir.

Bu yazı, Hayat Sende Derneği için Elif Baran tarafından aşağıdaki bağlantıdan Türkçeye “Gayriresmi resmiden üstündür.” ilkesiyle çevrilmiştir.

Yazının orijinal linkline ulaşmak için tıklayınız.

Siz de Hayat Sende’ye bağışta bulunun, koruma altındaki çocuk ve gençlerin hayatlarına umut olun. Bağışlarınız için tıklayın.

İçeriği Paylaş:

Yazar Hayat Sende

Hayat  Sende
Devlet koruması altındaki çocuk ve gençlerin hayata eşit, güçlü ve ayrımcılığa uğramadan atıldığı bir dünya için Hayat Sende...

İlginizi Çekebilir: