Lütfen web tarayıcınızın Javascript desteğini aktif ediniz!

Bir Yurt Müdürünün Gözünden Yetiştirme Yurdu Gerçeği

Bir Yurt Müdürünün Gözünden Yetiştirme Yurdu Gerçeği

Bir Yurt Müdürünün Gözünden Yetiştirme Yurdu Gerçeği

Yıllarca yetiştirme yurtlarında çalıştım ve artık aile yerine geçmediklerini biliyorum

Honduras’taki bir yetiştirme yurduna gitmek üzere çantamızı hazırlarken annem "eğer bu tişörtleri giyersek gümrükte diplomatik sıraya geçebiliriz." dedi. İşe yaradı da, bir büyükelçi eşliğinde gümrükten kolaylıkla geçtik. 

O zaman sadece 12 yaşındaydım, yurt dışına ilk kez seyahat ediyordum ve bu seyahat benim yetiştirme yurtlarına olan ilgimin doğduğu yer oldu. Bir hafta gibi kısa bir sürede, konuşmakta oldukça zorlandığım çocuklarla yüzeysel de olsa bağ kurdum ve bu deneyim benim hizmet sunmak için bir hayat yaşamaya karar vermemi sağladı. Başka çocukların da benim sahip olduğum fırsatlara erişmeleri için onlara yardım etmek istediğimi fark ettim. 

Bir yetişkin olduğumda, üniversite yerine bu yurtta gönüllü olarak birkaç dönem geçirdim ve daha sonra yönetici olarak göreve başladım. O zamanlar bu benim için bir hayalin gerçeğe dönüştüğü yerdi sanki ya da ben öyle düşünmüştüm. 

İşin içine girdiğimde,  olanlar bana daha farklı görünmeye başladı. Her yeni ziyaretçi grubu geldiğinde olanları izledim -bu beni yıllar öncesine götürdü. Kaçan ve ihmal edilen çocukları gördüm, utangaç ve unutulan çocukları, sadece yaramazlık yaptığında ilgi görebilen çocukları.

“Kimsesiz” denilen çocukların ebeveynleriyle tanıştım. Yalnız ve fakir bir anne çaresizlikten beş çocuğunu yetiştirme yurduna vermişti. Aslında çocuklarını evde yetiştirebilmesi için ona finansal destek sağlamak,  bir yurdu finanse etmekten hem daha ahlaki hem de daha karlı olurdu.

Bu işte olduğum üç yıl zarfında, yurt müdürüne çeşitli boyutlarda cinsel taciz iddiaları yönlendirildi. Daha sonra yurt müdürü yargılandı ve çocuk istismarı ve tecavüzden suçlu bulundu.  Ne yazık ki bu durum dünyadaki yetiştirme yurtlarında da aynı şekilde devam ediyor. 15 yıllık hükümlülüğün 2 yıldan azını tamamladıktan sonra yurt müdürü yeniden yargılandı ve 2016 Ocakta serbest bırakıldı. Yargı süreciyse devam etti.

Yurt müdürü serbest bırakıldı ve suçlu bulununcaya dek yurtta çalışmaya devam etti, fakat bu süreçte bağışçıların çoğu geri çekildi. Yurdun nüfusu 130’dan 50 ye kadar düştü;  ödenekler kesilince birdenbire bu kadar çocuğun bir aileye kavuşabildiğini görmek şaşırtıcıydı. Kalanlarsa kötü koşullarda yaşamaya devam ettiler.

Hükümet görevlilerinin hepsi eylemsizlikleri için aynı mazereti sundu; yetiştirme yurdunu kapatamazlardı çünkü kalan çocukları geçici olarak bile ağırlayabilecekleri hiçbir yer yoktu. 

Yıllarca çocuklarla bağ kurduktan sonra bizler için bu duruma yüz çevirmek imkânsızdı. Önceki bağışçılar ve ben bir şekilde suç ortağı olduğumuzu düşündüğümüz bir yanlışı düzeltmek istiyorduk ancak çaresizdik.  Yeni bir yetiştirme yurdu yapmaya karar verdik. Ben projeyi yönetmek ve geçici bir müdür bulmakla görevlendirildim. Her ne kadar gençlik gelişimi konusunda uzmanlığım yetersiz olsa da acil bir durum olduğu için yine de harekete geçtim.

Durumun iç yüzünü kavrayabilmek için saygın olduğu iddia edilen yetiştirme yurtlarını ziyaret ettim. Müdürlerin çocuk başına ne kadar az para harcadıkları hakkında övündüklerini duydum. Bir müdür tek kelime İspanyolca konuşamaz haldeydi, bir diğeri 600'den fazla korunmaya ihtiyacı olan çocuk olduğu için övündü.

Sonrasında aylarca gençlik gelişimi ve kurumsal bakım için var olan en iyi uygulamaları araştırdım. Sonuçlar son derece açıktı; en iyi uygulama çocukları kurumlardan uzak tutmaktı.

Yeni yurdu bir şeyleri farklı şekilde yapma çabasıyla açtık. Birçok çocuğun akrabalarının izini aradık ve aile bağını teşvik ettik, birçok çocuğu aile üyeleriyle bir araya getirdik. Seçenekleri daha kısıtlı çocuklar içinse o şartlarda yapabileceğimizin en iyisini yaptık. Onları topluma karıştırdık, yurdun dışında kurulabilecek ilişkileri destekledik. Eğitime odaklandık ve yerel okulları destekledik.

Takdire şayan birçok sonuç elde ettik ama yoğun çabalarımıza rağmen  gerçek bir aile ortamı yaratmak olan temel hedefimize ulaşmanın önünde aşılması mümkün olmayan engeller vardı.

Çocuklarla çalışmak genelde yorucudur, yetiştirme yurtlarında personel değişim oranı yüksektir. Yalnızca yöneticisini değil, personelini de kurallara uygun biçimde değiştiren birkaç yetimhaneden biriydik. Ancak yine de bizim kurumumuzda da çocuklar ne zaman belirli bir grup bakımverene alışsalar, bir şekilde giden bir başka personele veda etmek zorunda kalıyorlardı. Yine de birçok personel çocuklara olan sevgilerinden kalmış olsa da, diğerleri çoğunlukla ödemelerini almak için kaldılar.

Çocuğun gelişimi için bağ kurma çok önemlidir. Çocukları suistimalden korumak için düzenlenen politikalar ve  gençlik gelişimine odaklanan örgütlerdeki basmakalıp sözler nedeniyle kurumlardaki çocukların bu çok önemli ihtiyacı karşılanmadı. Çocuğunuzla yalnız vakit geçirmenize izin verilmediğinde çocuğunuzla nasıl bağ kurabileceğinizi hayal etmeye çalışın. Bir ailenin nadiren mükemmel olduğu bir gerçek, ama bu kurumsal bakımın doğası gereği içerdiği sınırlarla da birlikte değerlendirilmeli.

Herkes yetiştirme yurtlarıyla ilgili korkutucu hikayeler duymuştur ama ortak bir söz vardır: "Bizimki farklı". Bunu ben de söyledim. Bizimki çoğu yurdun tam tersiydi ama yine de aileyle kıyaslandığında bir şeyler eksikti. Yetiştirme yurdunuz çocukları aile ile buluşturan, evlat edinme ya da koruyucu ailelik gibi bakım modellerini teşvik eden nadir yurtlardan biri olmadıkça, yetiştirme yurdu döngüsünde hiçbir şey değiştirmez. Kurumsal bakım yapısı gereği, her yönüyle gerçek bir aile ortamını yaratmaya engeldir. 

Ailenin değeri ölçülemez, en aşırı durumlar dışında yetiştirme yurtlarının varlığını sürdürmesi ve yaygınlaştırması için hiçbir ahlaki, finansal ya da bilimsel gerekçe yoktur. Bunu en zor ve kötü yoldan öğrendim. 

Bu yazı, Hayat Sende Derneği için Yağmur Topuz tarafından aşağıdaki bağlantıdan Türkçeye “Gayriresmi resmiden üstündür.” ilkesiyle çevrilmiştir.

 

Yazının orjinal linkline ulaşmak için tıklayınız.

 

Siz de Hayat Sende’ye bağışta bulunun, koruma altındaki çocuk ve gençlerin hayatlarına umut olun. Bağışlarınız için tıklayın.

İçeriği Paylaş:

Yazar Hayat Sende

Hayat  Sende
Devlet koruması altındaki çocuk ve gençlerin hayata eşit, güçlü ve ayrımcılığa uğramadan atıldığı bir dünya için Hayat Sende...

İlginizi Çekebilir: