Lütfen web tarayıcınızın Javascript desteğini aktif ediniz!

Bebek Terklerine İlişkin Mekanizmalar Kurulmalıdır!!!

Bebek Terklerine İlişkin Mekanizmalar Kurulmalıdır!!!

Bebek Terklerine İlişkin Mekanizmalar Kurulmalıdır!!!

Dünya’nın birçok ülkesinde istenmeyen bebekler dünyaya gelebiliyor. Ülkemiz de buna istisna değil. Ve bu istenmeyen bebekler ya anne-babaları tarafından doğar doğmaz öldürülüyor ya da çöpe veya apartman boşluğuna atılmalara maruz kalıyor. Sezercik filmlerinde rastladığınız iyi insanlarsa pek de nadir bulunuyor. Hijyenik koşullarda bırakılmamaları ömür boyu onları takip edecek kronik hastalıkları beraberinde getirebiliyor. Terk edilen her üç bebekten biri ise ölüyor.

Olayın diğer yüzünde Türkiye’de iki milyon insan kısır, tıp diliyle infertil. Çocuk sahibi olamıyor. Markette bir bebek bezi gördüğünde hüngür hüngür ağlıyor. Toplumsal baskıdan dolayı ızdırap çekiyor bu aileler. Kimisi eşinden ayrılıyor, kimisi üzerine kuma getirilmesini kabul ediyor, kimisi ülkemizde yasak olduğu için yurtdışında veya bazen yurtiçinde taşıyıcı annelere ücretler ödüyor. Tüp bebek sektörü ise patlamış durumda. Binlerce insan bu merkezlerde varını yoğunu ortaya koyuyor. Başarı şansı ise yalnızca yüzde 25. Bir aileyle tanışmıştım. İstanbul’da çok büyük bir sağlık merkezinde tüp bebek tedavileri sırasında Hepatit (Sarılık) kapmıştı. Bunun gibi yan etkileri de olası. Evlat edinmek isteseniz de en az iki ile beş yıl arasında da beklemek zorunda kalmanız da cabası.

Yine birlikte çalıştığım bir ailedeki çocuk, doğar doğmaz dördüncü kattan apartman boşluğuna atılmış, ertesi güne kadar uyumuş ve sonrasında ağlayınca itfaiye tarafından kurtarılıp koruyucu aileye yerleştirilmişti. Kalıcı bir rahatsızlığı da bu boşluğa atış sırasında oluşmuştu.

Ne mi yapmalı?

Bebek terklerine ilişkin mekanizmalar kurulmalı. Ülkemizde benim tahminimce en az bin bebek terk ediliyor ve yine en az üç yüzü ölüyor. Bu karmaşık ilişkiden kaçınılabilir aslında.

İstenmeyen bir bebek, hastane veya camilerde uygun hijyen ve iklimlendirme koşullarında bu ebeveynler tarafından bırakılabilmeli. Ortalama yirmi dakika sonra alarm ötmeli ve polis gelip çocuğu çocuk yuvasına teslim etmeli. Sonrasında iki ay içinde çocuk, ebeveynleri tarafından aranıp sorulmazsa, bebek terki bence loğusa sendromu gibi nedenlerden dolayı gerçekleşebilir ve ebeveyn pişman olabilir, çocuk sırada bekleyen evlat edinmek isteyen aileye yerleştirilmelidir.

Yaşamı savunan herkesin bu mekanizmaların Türkiye’de de kurulması için çalışması şarttır.

Bebek terkleri, önlenebilir ama önlenmesi için yeterince baskı yapılmayan, hepimizin ortak olduğu bir insanlık suçudur.

Bu suça sessiz kalmayın!!!

http://www.bbc.com/turkce/haberler/2014/02/140217_cin_bebek

İçeriği Paylaş:

Yazar Hayat Sende

Hayat  Sende
Devlet koruması altındaki çocuk ve gençlerin hayata eşit, güçlü ve ayrımcılığa uğramadan atıldığı bir dünya için Hayat Sende...

İlginizi Çekebilir: