Fark Yarattık!

YUGLA Kampı

Neden Hayat Sende

YILIN SİVİL TOPLUM KURULUŞUYUZ

GÜNLÜK REHBER PROGRAMINDAYIZ

Üyelerimize Önemli Duyuru

Derneğimizin faaliyetlerini daha iyi yerine getirebilmesi için ödeyeceğiniz her aidat, bizim için altın değerindedir. aşağıda isimleri yer alan üyelerin en az bir yıllık aidatlarını ödemedikleri anlaşılmıştır. Derneğimiz tüzüğü gereği, eğer en geç 1 ay içerisinde eksik aidatlarını tamamlamadıkları takdirde, kendileri üyelikten çıkarılacaktır. Ödemeniz gereken aidat miktarını öğrenmek veya itiraz etmek için hayatsende@gmail.com adresine e-posta atmanız yeterlidir. Bahse konu duyuru dernekler mevzuatı gereği yapılmakta olup, aidatını yeniden yapılandırmak isteyenlerin dernek yönetimi ile temasa geçmesi önem arz etmektedir. Saygılarımızla, Hayat Sende Derneği […]

Umut Çocukları Vakfı Başkanı Yusuf Ahmet Kulca ile Röportaj

Öncelikle kendi hikayenizi anlatır mısınız ? Ben Çin Halk Cumhuriyeti Uygur Özerk Bölgesi’nden Keşmir’e göç eden bir ailenin çocuğum. Biz 3 erkek kardeşiz. Okula başlama çağımız geldiğinde, o bölgenin vatandaşı olmadığımız için Birleşmiş Milletler’in yardımları, Türk Hükümeti’nin onayıyla 1969 yılında Türkiye’ye geldik. 1 yıl İstanbul’a misafirhanede kaldıktan sonra ailemin bakacak durumu olmadığı gerekçesiyle Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu’na verildim. 4 Eylül 1981 yılında 18 yaşımı doldurdum. Reşit olduğum ve okula devam etmediğim için yurttan çıkışım verildi. O günden sonra 3 yıl İstanbul […]

BASIN AÇIKLAMASI

30 Ağustos 2014 tarihinde Bugün Gazetesinde yayınlanan “Yurttan Ölüme Gönderiyorlar” başlıklı haberde yer alan istatistikler, 25 kurumdan 50 katılımcının katılımıyla 3 Mayıs 2014 tarihinde “Kurum Bakımından Topluma Geçişte Gençler Çalıştayı”nda belirlenen istatistikler olup, haberde belirtilen “Reşit olmalarının ardından devlet korumasındaki yurtlardan ayrılan çocukların yüzde 10′unun intihar ettiği ortaya çıktı. Rapora göre yurtlardan ayrılan çocukların yüzde 14’ü suça, yüzde 20’si de fuhuşa sürükleniyor.” kısmında yer alan istatistikler uluslararası alanda yer alan istatistikler olup, ülkemizde devlet korumasından ayrılan gençlere ilişkin yeterli istatistik […]

Etiketlemeyle Daha Kapsamlı Mücadele Etmeliyiz!

Öncelikle bugünkü araştırmanın sonuçlarının, bizim çalışmalarımızla ve aldığımız geribildirimlerle çok paralel olduğunu belirtmek istiyorum. Sadece beni şaşırtan medyanın çok geri kalması oldu. Fakat şahsi tecrübelerim doğrultusunda da etiketleme, sosyal dışlanma konusunda medyanın rolünün çok üst seviyede olması gerektiğine inanıyorum. Onun ayrıca araştırılması gerekiyor. Sabancı Vakfı Toplumsal Gelişme Hibe Programı tarafından 2013-14 yılında desteklenen “Sosyal Duvarları Yıkalım” projesinde medyanın devlet korumasında yetişen çocuk ve gençlere ilişkin olumsuz söylemlerini analiz ediyoruz. Belki projemiz için araştırmayı yapan GFK şirketinden de destek isteyebiliriz. Önce […]

Gönüllülük: İnsanları Sevmek mi, İnsanları Sefalete Sürüklemek mi?

İyi niyetli turistler dünyanın farklı yerlerindeki yetimlerin sayısının artışına nasıl katkı sağlıyorlar dersiniz? 2006 yılında, Conor Grennan, Nepal’deki bir yetimhanede aylarca gönüllülük yaptı, çocukların bakımını yapıp besledi, okula hazırlıklarını tamamladı. Kısacası, ebeveynlerinin yokluğunu hissetmemeleri için elinden gelen her türlü işi yaptı. Fakat bir süre sonra fark etti ki “yetim” diye bakımını yaptığı çocukların aslında aileleri vardı. “Bu çocukların yetim olmadığını, çocuklardan birinin annesi sokakta yürürken gördüğümüzde anladık çünkü baktığımız çocukların ikisi ona çok benziyordu.” diyor Grennan. Kadını içeri çağırdıklarında çocuğunun […]

Kurum Bakımından Aile ve Toplum Temelli Çocuk Hizmetlerine Geçiş

Neden dünyada çocuklar yetimhaneleri dolduruyor? Hepsi de yetim mi? BM, dünyada kurumlarda yaşayan sekiz milyon çocuğun yetim olarak adlandırıldığını belirtiyor. Bunlardan bir milyonu Avrupa’da.  Çalışmalar bize büyük çoğunluğun (yaklaşık %90) yetim olmadığını, aksine ebeveynlerinin hayatta olduğunu gösteriyor. Çocukların kurumlara ya da bilindik adıyla ‘yetimhanelere’ yerleştirilmelerinin pek çok nedeni var. Fakirlik ile kurumların yaygınlaştırılması arasında kuvvetli bir bağ görülüyor. Ayırımcılık ve yetersizlik gibi faktörler de çocukların kurumlara yerleştirilmesinde önemli bir rol oynuyor. Kurumlarda yaşayan çocukların çok azı gerçekten yetim. Çoğunun onlarla […]

Yuva ve Yurtlarda Kilitli ve Unutulmuş Engelliler Kalmamalı!

Ülkeler düzeyinde çocukların sömürülmesine karşı yıllarca süren mücadelenin sonrasında Uluslararası Engelli Hakları engelli çocukların yuva, yurt ve bakım merkezi gibi kurumlara kapatılmasının dünya çapında bir sorun olduğuna ilişkin birçok kanıt toplamıştır. Son 20 yılda Amerika kıtası, Birleşik Devletler, Doğu Avrupa ve Rusya, Orta Doğu ve Asya’da 25 ülkede çocuklara yönelik ihlalleri belgeledik. Çocukların yuva, yurt ve bakım merkezi gibi kurumlara kapatılması tehlikesi yaygın halde ve gelişmiş, iyi kaynaklara sahip ülkeler de dâhil olmak üzere dünyanın her yerinde mevcuttur.  Uluslararası Engelli […]

Eğer çocuk ticaretini engellemek istiyorsak, yetiştirme yurtlarını kapatmalıyız!

Her ülkenin, modern köleliğin pençesindeki savunmasız insanların sömürü ve istismarını engelleme konusunda ahlaki bir görevi vardır. Kraliçe’nin 4 Haziran’daki konuşmasında açıklaması tahmin edilen yeni kanun, Birleşik Krallığın çocuk ticareti ile daha etkin mücadelesini ve mağdurlara sunulan destek hizmetlerinin geliştirilmesini sağlayabilir.   Çocuk ticareti modern köleliğin en rahatsız edici şekli ve çocukların korunmasını öngören evrensel çocuk hakkının istismarıdır. Yetişkinlerin bu konuda cevap vermesi gereken soru ise sudur: Buna neden engel olunamıyor? Lumos olarak, yetiştirme yurtlarındaki çocukların sömürü ve kaçırılma konusunda yüksek […]

Yuva ve Yurtlarda Tam 8 Milyon Çocuk Var!

Yoksulluk, yoksunluk ya da etnik azınlığından dolayı hiçbir çocuğun bir aile hayatı olduğu inkar edilmemelidir. Oysa bu çocukların 8 milyonu kurum konutlarında yaşıyor. Kurumsallaşma onlara bireysel sevgi ve bakımı reddediyor, beyin gelişimlerine zarar vererek doğru ve yanlış anlayışlarını yok edebiliyor. Bu çocukların% 90′ından fazlası öksüz değildir. Çoğunun onları seven ve isteyen aileleri var, ama yoksunluk  veya  etnik temelde ayrımcılık ve yoksulluk nedeniyle kurumların içine sürülebiliyorlar. Bu insan hakları ihlalidir ve etkileri bir ömür boyu sürer.Bir çalışma kurumlarda yetişen  gençlerin akranlarına […]

Sevgi Neden Önemlidir: Annelerin Hayati Rolünü Kutlama ve Onlara Destek Olma

Her yıl “Anneler Gününde” annelerin yaptığı harika işi gerektiği gibi kutlarız. “Babalar Günü” de yine onların çocukların mutluluğuna hayati katkılarının hoş bir hatırlatıcısıdır. Ebeveynler kendilerini, hiç bitmeyen ve görünüşe bakılırsa bazen de takdir görmedikleri bir çocuk büyütme görevine adarlar. Sıklıkla elimizin altında gibi gördüğümüz doğa harikalarından biridir bu. Fakat Lumos’ta biz her gün sevgi dolu ebeveyn bakımının çocuk gelişiminde ne kadar kritik bir öneme sahip olduğunu ve bir çocuğun hayatında bunun eksikliğinde neler olduğunu doğrudan görüyoruz. Bir bebek gülümsediğinde, bir […]

Yuva Çocuklarına Seslerini Vermek

Her çocuğun kendisini etkileyen kararlarda söz sahibi olma hakkı vardır. İşitilmek (fark edilmek), çocukların kendilerine saygı duyulduğunu ve güvende olduklarını hissetmelerine yardımcı olur ve özsaygılarını artırır. Ayrıca temel insan haklarını da güvence altına alır. Örnek vermek gerekirse; susturulmuş ya da dinlenilmeyen çocuklar, şiddet ve suistimalle mücadele edemezler. Lumos, dilsel yeteneklerini geliştirmek ve çevrelerine, onların sözsüz iletişimlerini de yorumlamayı öğretmek yoluyla; yuvalardaki çeşitli öğrenme zorluklarına sahip çocukların seslerinin duyulmasını garanti altına almak için çalışmaktadır. Aileleriyle büyüyen çocukların aksine, yuvalardaki çocuklar seslerinin […]

Engelli Çocuklar Üzerine Bir Odaklanma

Bugün 3 Aralık Engelliler Günü. Tüm dünyada bir kutlama/hatırlatma günü. Bugün engelli insanların başarılarının vurgulanmasının yanı sıra, ilgili mevzuattaki gelişmelerin ve tutum değişikliklerinin altını çizmek için de bir fırsattır. Bazı insanlar engelliler için neden özel bir güne ihtiyaç duyduğumuzu sorabilir. LUMOS için cevap açıktır: Engelli çocuklar kurumlarda en kırılgan/savunmasız olanlardır. Zira engelli çocuklar kaynak tahsisinde ve sistem reformlarında çoğu kez son önceliktirler. Bu yüzden biz, dünya çapındaki kurumlarda engelli çocuklarınkarşılaştıkları belirli zorlukları vurgulamak için bugünü kullanıyoruz. İşte LUMOS’un kendi araştırmalarından ve elbette başka araştırmalardan bazı yalın gerçekler: Engelli çocukların hayatını kurumlarda sürdürme olasılığı, engelli olmayan çocuklara oranla altı kat daha fazladır. Engelli çocukların istismarın her türüne maruz kalma olasılığı, akranlarına göre yaklaşık dört kat daha fazladır. Engelli çocukların yoksulluk […]

PARA ÇİKOLATA

Her can aynı ateşte pişmez ki! Bazı canlar erken pişer, olgunlaşır. Bazıları daha da erken pişer, bilgeleşir. İşte o canlardan biriyim. Ve küçük yaşımda, yaşamımın korlandığı bir bilgeyim. Bilgili insanların bolca olduğu, bilgelerin ise bir elin parmaklarını geçmediği dünyada, ben bir bilgeyim. Sizlere aktarmak istediğim “bilge”lik.  Kulaklarınızı açın da dinleyin. Bilgiyi bulmak kolay, bilgeyi bulmak zor. Ben bir yuva çocuğuydum. Sessiz, uysal, insanlardan kaçan. Yuvalı olmamı bile anlayamayacak kadar küçükken oldum “Yuva Çocuğu.” Annemin beni bıraktığı bir gün, henüz daha […]

Yuva Günlüğü

“Ben gizli bir hazine idim. Bilinmekliği istedim. Onun için mahlukatı yarattım.” İnsanın tüm yaratılarının özünde Rabbinin yaratma sıfatının yankıları, ışıltıları saklı. Beğenirsiniz ya da beğenmezsiniz ama herbir yaratıda O’ndan etkiler mutlaka mevcut. Kendinden geriye anlamlı bir şeyler bırakabilme derdiyle olsa gerek insan, pek çok teknolojik- sanatsal yaratı ortaya koymuş. Anlatmak, anlaşılmak, bilmek, bilinmek, açıklamak, bildirmek istemiş. Son zamanlarda elimde bir günlük, kutsal bir emaneti taşır gibi tutuyorum. Hayatın bir yerinde, bir şekilde kesişen yollarda, bir mola süresince elime tutuşturuluvermiş bu […]

4

‘Kimsesiz’ Sosyal Devlet Olur Mu?

Sosyal devletin nasıl olduğu ve nasıl olması gerektiği uzun soluklu tartışmaları da beraberinde getirir ancak, işleyişi kavramından da gelir, gelmelidir. Sosyal devlet dediğimizde aklımıza gelen şey herhalde rahat nefes aldığımız ya da alacağımız yerdir kuşkusuz. Bakın TDK sosyal devlet için nasıl bir kavramsal açıklama yapıyor: ‘ekonomik ve sosyal alanlarda bireylere sosyal güvenlik ve adalet sağlayıcı politikalar üreten devlet modeli’. Ve evet, biz bir ‘sosyal devletiz’. Ancak şu soru da sorulmayacak gibi değil, vatandaşlarımız farklılıklarıyla bir bütünse ve eğer sosyal devlet vatandaşlarına […]

Korunmaya Muhtaç Çocukların Dünyası

Akademik Çalışmalar Neden Korunmaya Muhtaç Çocukları Açıklamada Yetersizdir? Korunmaya muhtaç çocuklar hakkında yapılan akademik çalışmaların, özellikle onların duygusal yaşamlarını anlamaya yönelik ayağının hep eksik kaldığını düşündüm, çünkü akademik ve objektif olma isteği ve alınacak eleştirilerden duyulan korku, birçok akademisyenin elini ayağını bağlamaktadır. Üstelik çalışmalar genelde betimleyici olup, nedensel olmaktan da uzaktır. Yüksek lisans tezimi bu çocuklar üzerine yaparken çektiğim en büyük sıkıntı, bilimsel çerçevede kalma zorunluluğu, duygulara ve yorumlara yer vermemem gerekliliğiydi. Bu durum beni oldukça zor durumda bırakmıştı ve […]

HAYAT SENDE

Bizim Sesimiz

Hayat Sende demek, geriye dönüp bakarak ders almak ve geride kalmamaktır.

neşe

Her çocuğun kurduğu hayallerin sadece bir hayal olmakla kalmayıp gerçekleşebileceğini bilmesidir Hayat Sende.

özge

Benim çıkmak istediğim bir yolda, yolun başında karşılaştığım çok değerli bir örgüt. 

berna

Gençliğin ve gönüllülüğün gücüne değer verdiği için Hayat Sende!

kurnaz

Hayat Sende demek iyi bir ekip çalışması ve gerçekten sosyal girişimciliğe adanmış ruhlardır. Hayat Sendeliler ne yapacaklarını bilir ve toplumu inandırır. 

meva

Hayat Sende bana kurumlarda yetişmiş gençlerin en iyi dostlarının kendileri olduğunu ve birleşince tüm diğer kurumlara etki edilebileceğini gösterdi. 

toldo

Hayat Sende demek yardımlaşma, dayanışma, öğrenme ve dünyayı tanıma demektir.

Koruyucu ailemden sonra hayatıma en büyük katkıyı Hayat Sende koydu. İçten teşekkürler.

irem

Hayat Sende ile tanıştığım ilk günü unutamıyorum. Düzce Gençlik Meclisinden katıldığım Ulusal Gençlik Parlamentosu toplantısında yurttan ayrılan gençlerce kurulan Hayat Sende’yi gördüğümde, ben de yurtta yetişmiş birisi olarak neredeyse ağlayacaktım.

emre

Hayat Sende demek yıllarca içinizde hayalini kurduğunuz herşeye sahip olmak demek. Kendinizi en doğru şekilde ifade edebilmek, yüksek sesle bu hayatta “Ben de varım.” diyebilmektir.

yeter

Kurumdan ayrılan çocuklarımızın tüm gençler gibi, olumlu söylemlere ve kendilerini değerli hissetmeye ihtiyacı var. Başaranlar, diğerlerine daha neler başarabileceklerini göstermekte, cesaretlerini artırmaktadır. Hayat Sende bunu başarıyor.

ayfer doğan

Yirmi birinci yüzyılın devlet korumasında yetişen bireylerin güçlü ve sevgi dolu sesleriyle renkleneceğine eminim.

neşe erol

Hayat Sende benim için bir çıkış noktasıdır, hayatımda farkındalık oluşması için ilk adım oldu.

dikyar

Hayat Sende, devlet korumasında yetişmiş ve ayrılmış benim gibi genç kardeşlerimiz için bir kucak gibidir bence… 

ali can

İhtiyaç temelli değil, hak temelli çalıştığı için Hayat Sende!

bayram